<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>Mersin Medya | Mersin Haber | Mersin Haberleri | Mersin Gazeteleri | </title>
<link>http://www.mersinmedya.com</link>
<description>Mersin Bağımsız ve Tarafsız Medya ve Bilişim Tabanlı Haber Sistemi. </description>
<language>tr</language>
<copyright>http://www.mersinmedya.com</copyright>
<image>
<title>http://www.mersinmedya.com</title>
<url>
http://www.mersinmedya.com/images/genel/logo_.png
</url>
<link>http://www.mersinmedya.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>BEYAZ ZAMBAKLAR</title>
<description><![CDATA[<p>Uzun yıllar İsveç egemenliği altında kalan Finlandiya, Ruslarla İsveçlilerin savaşmasının ardından Rusya’nın eline geçmiştir.</p>

<p>Ruslar açısından, sınırlarını biraz öteye çekmesi dışında, verimsiz alanlara sahip bu ülke çok da önemli değildir. Finlerle yapılan görüşmelerden sonra, birleşmeleri halinde tüm haklarının verileceği ve kendi içinde bağımsız, ordusu bile olan özerk bir ülke olacakları konusunda anlaşılır.</p>

<p>1917 Sovyet devriminden sonra bağımsızlığına kavuşabilen Finlandiya, kısa bir krallık döneminin ardından 1919 yılında cumhuriyet rejimini benimsemiştir.  Fin kültürünün ve ekonomisinin gelişmesi esas olarak 19. yy ortalarına doğru başlamış ve bağımsızlıkla beraber devam etmiştir.</p>

<p>Neden bunları anlatıyorsun diye sorabilirsiniz. Dün akşam Grigoriy Petrov'un Beyaz Zambaklar ülkesi romanını okudum.</p>

<p>Eğitimsizlikten, sefaletten, bataklıklardan ve kayalıklardan oluşan bir ülkenin nasıl bir avuç aydın, sanatçı, bilim adamı, işadamı, din adamı ve aklı başında insanın olağanüstü çabasıyla kalkınmış, eğitimli, mutlu, mesut insanların yaşadığı bir ülke haline geldiğinin öyküsü beyaz zambaklar.<br />
<br />
Bu günlerde ne okusam diye düşünenlere tavsiye ederim.<br />
Selamlar. Saygılar...</p>
]]></description>
<link>http://www.mersinmedya.com/yazarlar/sami-akgun/beyaz-zambaklar/47/</link>
<pubDate>Sat, 20 Mar 2021 08:31:00 +0200</pubDate>
</item><item>
<title>GÖNÜL</title>
<description><![CDATA[<p style="padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; outline: none; list-style: none; border: 0px none; box-sizing: border-box; color: rgb(51, 51, 51); font-family: &quot;Droid Sans&quot;, Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 17px; background-color: rgb(255, 255, 255);">Ne yaparsan yap “Hepisinden eyice, bir gönüle girmektir” demiş Yunus Emre.</p>

<p style="padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; outline: none; list-style: none; border: 0px none; box-sizing: border-box; color: rgb(51, 51, 51); font-family: &quot;Droid Sans&quot;, Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 17px; background-color: rgb(255, 255, 255);">Aşık Hüdai; Gönül çalamazsan aşkın sazını, ne perdeye dokun ne teli incit. Yine Yunus Emre’den; Bir gönül yapamazsan yıkıp viran eyleme. Orhan Gencebay’ın ve Fikret Kızılok’un Gönül şarkılarını da buraya ekleyebilirim.</p>

<p style="padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; outline: none; list-style: none; border: 0px none; box-sizing: border-box; color: rgb(51, 51, 51); font-family: &quot;Droid Sans&quot;, Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 17px; background-color: rgb(255, 255, 255);">Gönülle ilgili yazılmış o kadar çok şiir var ki bu satırlara sığmaz.</p>

<p style="padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; outline: none; list-style: none; border: 0px none; box-sizing: border-box; color: rgb(51, 51, 51); font-family: &quot;Droid Sans&quot;, Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 17px; background-color: rgb(255, 255, 255);">Ne güzel bir kelime değil mi gönül. Türkçe’nin nadide kelimelerinden biri. Başka dillere çevrilemeyen, çevrilmeye çalışıldığında anlamını, vurgusunu kaybeden bir kelime.</p>

<p style="padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; outline: none; list-style: none; border: 0px none; box-sizing: border-box; color: rgb(51, 51, 51); font-family: &quot;Droid Sans&quot;, Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 17px; background-color: rgb(255, 255, 255);">Kalbin hassas noktası demiş birisi. Bir mücevher bence… İçinde ruhu da, kalbi de, duyguyu da barındırıyor.</p>

<p style="padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; outline: none; list-style: none; border: 0px none; box-sizing: border-box; color: rgb(51, 51, 51); font-family: &quot;Droid Sans&quot;, Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 17px; background-color: rgb(255, 255, 255);">Gönül koymak, gönlüne göre olmak, gönlü istemek, gani gönüllülük.</p>

<p style="padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; outline: none; list-style: none; border: 0px none; box-sizing: border-box; color: rgb(51, 51, 51); font-family: &quot;Droid Sans&quot;, Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 17px; background-color: rgb(255, 255, 255);">Gönül insanı, gönül gözü, gönül köprüsü, gönül selamı ve gönül kazanmak…</p>

<p style="padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; outline: none; list-style: none; border: 0px none; box-sizing: border-box; color: rgb(51, 51, 51); font-family: &quot;Droid Sans&quot;, Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 17px; background-color: rgb(255, 255, 255);">Evet, gönül bir çekirdek, bir öz… Çok küçük (ki bütün iskelet onun üzerine sarılarak inşa olmuştur.) ve çok büyük (bütün evreni kucaklayabilir.)</p>

<p style="padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; outline: none; list-style: none; border: 0px none; box-sizing: border-box; color: rgb(51, 51, 51); font-family: &quot;Droid Sans&quot;, Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 17px; background-color: rgb(255, 255, 255);">Ne büyük mutluluk…</p>

<p style="padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; outline: none; list-style: none; border: 0px none; box-sizing: border-box; color: rgb(51, 51, 51); font-family: &quot;Droid Sans&quot;, Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 17px; background-color: rgb(255, 255, 255);">Birinin sevgisini kazanmak… Bir gönüle girmek…</p>

<p style="padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; outline: none; list-style: none; border: 0px none; box-sizing: border-box; color: rgb(51, 51, 51); font-family: &quot;Droid Sans&quot;, Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 17px; background-color: rgb(255, 255, 255);">Bir iş yaparken gönül de kazanmak…</p>

<p style="padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; outline: none; list-style: none; border: 0px none; box-sizing: border-box; color: rgb(51, 51, 51); font-family: &quot;Droid Sans&quot;, Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 17px; background-color: rgb(255, 255, 255);">Ne mutlu gönül kazanabilenlere…</p>

<p style="padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; outline: none; list-style: none; border: 0px none; box-sizing: border-box; color: rgb(51, 51, 51); font-family: &quot;Droid Sans&quot;, Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 17px; background-color: rgb(255, 255, 255);">Ne mutlu bir gönüle girebilenlere…</p>

<p style="padding: 0px; margin: 0px 0px 20px; outline: none; list-style: none; border: 0px none; box-sizing: border-box; color: rgb(51, 51, 51); font-family: &quot;Droid Sans&quot;, Arial, Verdana, sans-serif; font-size: 17px; background-color: rgb(255, 255, 255);">Gönülden selamlar, sevgiler tüm dostlarımıza…</p>
]]></description>
<link>http://www.mersinmedya.com/yazarlar/sami-akgun/gonul/46/</link>
<pubDate>Sun, 14 Feb 2021 11:43:00 +0200</pubDate>
</item><item>
<title>AYZAMAN (CENGİZ)COŞKUNFIRAT’IN KALEMİDEN ZEYTİN DALI …!</title>
<description><![CDATA[<p>AYZAMAN (CENGİZ)COŞKUNFIRAT’IN KALEMİDEN</p>

<p>ZEYTİN DALI …!</p>

<p>Dilimizde “Geleceğin rotasını geçmiş belirler” diye bir söz vardır. Öyle ki geçmiş dönemde yapılan her türlü stratejik hareket, hata veya başarı genetik kot gibi sonraki nesil de vücut bulmaya devam eder. İşte bu bakış açısı ile olayları tahlil edebilmenin yolu geçmişin iyi incelenmesi ve yapılan hatalardan ders çıkarmaktır.</p>

<p>O güne kadar Avrupalının gözünde Türk’ler yenilmezdi !</p>

<p>Sadrazam Kara Ahmet Paşa Sultan IV. Mehmet’ti de sefere ikna etti. Macaristan’ın yanında Avusturya’nın karşısında 1683-1699 tam on altı yıl süren savaş da yenilen Osmanlı oldu. Karlofça Antlaşmasıyla yenilgi kabul edildi. O yenilmişti, korkulacak ülke değildi artık. Avrupalılar kiliselerinde şükür ayinleri yaptı. Parçalanmaya giden yola döşenen ilk tuğlaydı.</p>

<p> 93 harbiyle Kars, Ardahan Rus’lara bırakılmıştı. Enver Paşa  1915 de verilen toprakları geri almak için yazlık elbiseleriyle doksan bin Mehme’di Allahekber dağlarında beyaz Azrail’e teslim etti. Bu savaşın adı Sarıkamış’dı. İki savaş da da kurmaylık, strateji, bilgi ve deneyim ve geçmişten ders alma gibi yetersizliklerdi.</p>

<p>Çanakkale ve Kurtuluş Savaşında da; Başarının altında geçmişin hatalarını görmek, akıllı strateji askeri deha olmasıydı. Avrupa’nın en büyük askeri gücü karşısında başarı kazanarak bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin bayrağını sonsuza kadar bu topraklarda dalgalanması sağlandı.</p>

<p>Zeytin Dalı operasyonuna nasıl gelindi diye sorduğumuz da ; İktidarın dış politikada yapmış olduğu bir dizi politik hatayla dokuz yüz kilometrelik Suriye sınırımız, NATO‘da beraber olduğumuz stratejik ortak ABD tarafından silahlandırılan PKK-PYD terör örgütü  Afrin’e yerleştirip Arap ve Türkmenler topraklarında sürüldü. Rus’ya  için Deli Petro’nun sıcak denize inme hayalinin konulduğu sahneydi Süriye toprakları. Burnumuzun dibinde ki oluşum bu gün ve yarın için tehlikeydi. Devlet aklıda nihayet uluslararası tahammüller doğrultusun da tehdit sebebiyle operasyon hakkını kullandı. Operasyon ülkenin sınırlarında tehdit olarak görülen PKK-PYD ye karşı yapılmıştır.</p>

<p>Satranç tahtasında baş aktör olan ABD, Rus’ya, İsrail, Arapistan ve Avrupa’yla diplomatik ilişkilerde akıl ve ülke çıkarları en önde gelmeli, bu günün kararını alırken dünkü olanlara bakılmalı.  </p>
]]></description>
<link>http://www.mersinmedya.com/yazarlar/ayzaman-coskunfirat/ayzaman-cengiz-coskunfirat-in-kalemiden-zeytin-dali/45/</link>
<pubDate>Wed, 24 Jan 2018 09:57:00 +0200</pubDate>
</item><item>
<title>AYZAMAN COŞKUNFIRAT YAZDI:ANAMUR’U DÜŞÜNÜN , UZAKDA </title>
<description><![CDATA[<p>Mersin merkezine uzak olan ilçelerin kaymakamları, memurları hep rahattır. Valiler yılda üç beş kere ancak  uğrar. Mersin Anamur yolu beş saat alırdı eskiden tünellerle zaman üç saate indirildi. Yine de birçok ilin bir birine uzaklığı kadar. İdareciler rahat ederken, maddi manevi külfeti ilçe halkı çekiyor.</p>

<p>Mersin’i en güzel ilçelerinden biri, henüz kültür toprak talan uğramamış bakir. Akdeniz kıyıda mavi gözlü dev gibi göz kırpar, dantel koylara, Torosların zirvesine.        </p>

<p>Deniz temiz güneş bol, muzlar kendi başlarına naylon seralarla imparatorluk kurmuş vatan yapmış ilçeyi. Yaklaştığınızda kimi yerde pastaya aroma katan lezzet diyarına yolculuk eder, kimi zamanda her ısırıkta beyninize mutluluk hormonu pompalar.</p>

<p>Muzun vatanında sulu portakalı, lezzetli zeytinine,  uzaklardan mest eden kokuyla nergis tarlaları eşlik eder.</p>

<p>Temiz bakımlı ve profesyonel işletmecilerin elindeki oteller.  Romalılar tarafından yapılan Mamure kalesi haşmetiyle selamlar derki; Ben Mahmure temelimi Romalılar atmış olabilir ama Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından temelinden yıkılarak Mahmure kalesi oldum.               </p>

<p>Bende Karamanoğlu Mehmet’in nefesi, Osmanlının mayasını görürsünüz. Onun için hiç mütevazi olmayacağım Anadolu’nun en iyi korunan kalesi benim. Hala on sekiz yaşında genç kızım.  Selam gönderirim her daim Anamur’um, Titiopolis antik kentine ve Köşe Bükü mağarasına. Bunu yakından</p>

<p>görmek istemez misiniz? O zaman en kısa zamanda gelin ve görün mutlu olun.</p>

<p>Eğer gitmediyseniz bir gün mutlaka gidip göreceğinizi hayal edin.</p>

<p> Anamur’u düşünün ve uzak da bir kent var çok uzakta. Güzel sıcak samimi, İstanbul, İzmir ve Ankara’ya kadar ancak giden güzel kokulu muzuyla. Şirin Ünlüselek oteliyle sizi beklediğini.</p>

<p> </p>

<p>Bu güzel insanların güzel otelleri boş, muzlarının karşısına çıkarılan ithal muzla başı dertte. Diyor ki muzuma sahip çıkın, pazar bulmada yardımcı olun. Sorunlar çözün</p>

<p>olan uzaklık benim için zaman, para ve zahmet demek. istiyorum.</p>

<p>Ben Anamur; diğerlerinden farkım ve derdim merkeze olan uzaklığım, hastamın yollarda ölmesini, sağlam gittiğimde de kalacak yer bulamayışımın sıkıntısını yaşıyorum.</p>

<p>Dokuz yüz ilçenin içinde merkeze ulaşımda en büyük sorun yaşayan benim. Mersin’e gelmek Ankara’ya gitmekten daha zor ve külfetli.</p>

<p>İl olmalıyım hak ediyorum. Devleti ararken dört yüz kilometre ötede değil de yanı başımda bulmak istiyorum.</p>

<p style="text-align: justify;"> </p>
]]></description>
<link>http://www.mersinmedya.com/yazarlar/ayzaman-coskunfirat/ayzaman-coskunfirat-yazdi-anamur-u-dusunun-uzakda/42/</link>
<pubDate>Wed, 10 Jan 2018 19:30:00 +0200</pubDate>
</item><item>
<title>YZAMAN COŞKUNFIRAT  YAZDI; SEÇİM NASIL KAYIP EDİLİR..?</title>
<description><![CDATA[<p>SEÇİM NASIL KAYIP EDİLİR..?</p>

<p>Seçim nasıl kazanılır..?  Her şeyin hikayesi olduğu gibi Mezitli Belediye Başkan seçiminin de hikayesi var. Seçime giren her partinin kadın kolları çalışırken ipi CHP’li kadınları göğüsledi. Başkan mazbatasını alarak koltuğuna oturdu. Kadınlar başarmanın mutluluğunu yaşıyordu, kanatları olsa uçacaklardı. Aradan bir ay geçmemişti seçim beyanında olan kadın meclisinin oluşturulmasına Yenişehir ilçesinde ikamet eden partili kadınları yönetime alarak başladı. Mezitli CHP’li kadınlara da atadıklarını onaylama emrini verdi. İlk antidemokratik işiydi. Mezitli’li kadınlar meclis yönetiminde biz olmalıyız, kendimizi idare etmekten aciz miyiz? Hayır diyoruz… dedi</p>

<p>İLK GÜN İLK GOL ATILIYOR MEZİTLİ’Lİ KADINLARA.</p>

<p>On sekiz CHP’li olmak üzere AKP, MHP’li üyelerden oluşan meclis çalışmalara başlıyor.</p>

<p>Kamuoyu hayırlı olsun diyor,</p>

<p>Zaman ilerledikçe başkanla kendi partisinin meclis üyeleri arasında uyumsuzluk neredeyse yarı yarıya çıkıyor. Meclis çalışmalarında AKP, MHP’li üyelerin istekleri yerine getirilirken partili meclis üyelerinin basit işleri bile günlerce sürüncemede kaldığı görülüyor.</p>

<p>Taban olanları uzaktan gözlemliyor düzelir diye. Düzeleceği yerde partililer korkar oluyor makama gitmekten. Sorun ileteni haşlıyor. Seçmen hayali sukuta uğruyor. Yine de bekliyor parti şuuruyla ta ki delege, ilçe başkanı ve kadın kolları başkanı seçimine kadar.</p>

<p>ANCAK 2017 MEZİTLİ CHP İLÇE SEÇİMLERİNDE DANANIN KUYRUĞU KOPMA NOKTASINA GELİYOR.</p>

<p>Niye derseniz; delege, ilçe başkanı, kadın kolları seçimlerinde ki belediye başkanının eşitlik ilkesini yok sayarak, bedeniyle, belediyenin araç gereç, maddi manevi ve çalışanları birer başkan vekili olarak üyelere baskı, yerine göre de tehdit ederek listelerine destek istiyor.  Buda tabanın tepkisine neden oluyor. Tepkinin etkisi sekiz şiddetinde ki deprem gibi hasar veriyor seçmene. Verilen emek,  başkanın güç zehirlenmesi ile ikiye bölünüyor.</p>

<p>Sarı listeye oy verenler cezalandırılırken, işçi makama çağrılıyor sarı listeyi desteklediği için hakarete uğruyor, arkasından sürgün ediliyor genç adam da intihar teşebbüs ediyor, hayatına son vermek istiyor. Son andaki müdahale ile hayata döndürülüyor.</p>

<h2>Şimdi seçmen soruyor;,  İstanbul’daki daire başkanına öykünerek dört sarı liste için ölüme sebep olunuyorsa, kadın kolları seçiminde  SOROPTİMİST  Amerika ve İngiltere’nin  emperyalist amacına hizmet veren derneğin turuncu fularlaraları kadın kolların boynuna dolanıyorsa bu işin adı partiye zarardan başka bir şey değildir ? Başkan Tarhan, 2018 - 2019 da yerel ve cumhurbaşkanı seçimi yapılacak, ülkenin geleceği oylanacakken ana muhalefet partisinin belediyesinde bunların yaşanması hem partiye hem de ülkenin geleceğine dinamit atmaktır. O zaman size görev düşüyor paramparça yaptığınız tabanı zaman kayıp etmeden birleştirmek. Bozduğunuzu düzeltmektir. Süreç içerisinde yaptığınız birçok olumlu işler de son hamlenizin gölgesinde bırakarak emeğinize yazık ettiniz. Ortaya konulan fotoğraf çok kötü. Hemen şimdi işe başlamalı kırılan gönüller tamir edilmeli, partideki kırılmanın önüne geçilmeli. Büyük tutkular sağlıklı düşüncenin düşmanı olduğu gerçeğini unutmayın.</h2>
]]></description>
<link>http://www.mersinmedya.com/yazarlar/ayzaman-coskunfirat/yzaman-coskunfirat-yazdi-secim-nasil-kayip-edilir/41/</link>
<pubDate>Wed, 27 Dec 2017 19:14:00 +0200</pubDate>
</item><item>
<title>TARİHİMİZİN BÜYÜK ACISI SARIKAMIŞ,</title>
<description><![CDATA[<p>TARİHİMİZİN BÜYÜK ACISI SARIKAMIŞ,</p>

<p> <br />
<br />
Ülke tarihinin hatırlatmak istemediği sayfalardan biridir SARIKAMIŞ. Tarihin 93 Harbi olarak isimlendirdiği ( 1877-1878) Osmanlı –Rus savaşı sonunda Kars  Sarıkamış yıllarca Rus esaretindedir. Harbiye Nazırı ve Genel Kurmay Başkanı Enver Paşa kaybedilen vatan toprağını geri almak amacıyla planladığı savaş ve yaşadığı hüsrandır. 75.660 tüfekli muharip olmak üzere toplam 118.660 er, 228 top ve 75 makineliden oluşan kuvvet. Alman hükümetinin söz verip de göndermediği kışlık giyeceklerdir, Rus’ların Karadeniz’de batırdığı geminin eklenmesiyle hüsrana giden yolun ilk dönemeçdir. 22 Aralık 1914 tarihinde ülkenin çatısı olan Erzurum Alluhuekber’de doksan bin yiğidin buzdan külçeye çeviren ıstırabın adıdır..</p>

<p>Acının yaşandığı yeri görmek için gittim Sarıkamış’a. Kar yoktu yeşilin doğayla son tango yaptığı hazandı.  Korktum toprağa basmadım bir süre. Adlarına dikilen abidede  Mersin, Gülnar, Silifke Erdemli, Anamur’lu yağız delikanlının adının yazıldığı soğuk mermere dokundum analarının yerine. Mersin’im dedim, okşadım hüzünlendim ve dua ettim.Tek kurşun atmadan donan doksan bin yiğitlerin  isimlerini yazdım yüreğime. Onlar düşmana değil, beyaz Azrail yazlık elbiseler ve savaşı tanımayan genelkurmayın başarısızlığına yenildiğini bir daha hatırladım o gün. Bedenler topraktaydı ruhlar semada olsun..<br />
<br />
Yine bir  22 Aralık günü, katılaşan bedenler  anaların göz yaşı eriyecektir. Işıklar içinde olun.</p>
]]></description>
<link>http://www.mersinmedya.com/yazarlar/ayzaman-coskunfirat/tarihimizin-buyuk-acisi-sarikamis/40/</link>
<pubDate>Sat, 23 Dec 2017 10:21:00 +0200</pubDate>
</item><item>
<title>AYZAMAN CENGİZ COŞKUNFIRAT KALEMİNDEN TÜRKÇEYE SAHİP ÇIKALIM</title>
<description><![CDATA[<p>Dil insanlar arası en doğal, en yaygın ve en etkili bağıdır, dil bu gücün hem unsuru hem taşıyıcısı, hem de koruyucusu olduğu kültürden almaktadır.</p>

<p>Dil insanlar arası en doğal, en yaygın ve en etkili bağıdır, dil bu gücün hem unsuru hem taşıyıcısı, hem de koruyucusu olduğu kültürden almaktadır. Yani dil ait olduğu milletin kültürünü her yönüyle bünyesinde barındırmaktadır.</p>

<p> İnsan topluluklarının millet haline gelmesinde dilin önemli rolü vardır. Her birey milletin Bir ferdi olarak yaşamak için millete ait kültürü bir şekilde öğrenmek için ve bu kültürün kaynaklık ettiği kültürel kimliğini kazanmak zorundadır. Dili öğretmek demek dili konuşan kültürü öğretmek demektir. Millete millet olma vasfını kazandıran dildir. Her ferdin mili varlığın bir parçası haline gelmesinde yardımcı olur.</p>

<p> Dil milli kültürün unsurları, kültürel kimliğin dayanağı ve kaynağıdır. Deme ki dil bir milletin var oluş kaynağı olduğu yadsınamaz bir gerçek. Dünyada 6912 dil konuşulmakta. Ural Altay dil gurubunda yer alan Türkçe 220 milyonla ilk beşin içinde bulunmakta. ilk beşe giren dilimiz iktidarlar tarih boyunca başka dillerin etkisine açık hale getirdiler.. Osmanlıda Hint Avrupa dil gurubunda olan Farsçayı sanat , sami dil gurubunda olan Arapçayı ise bilim dili olarak yazım dünyasında kullanıldı. Yapı, ses ve diğer özellikleri ayrı olan bu iki dilin tecavüzü ile İstanbul’un konuştuğu halkın anlamadığı Osmanlıca oluştu.</p>

<p>Dil de ki karmaşaya 18.yüz yılda fransızca,19 yüz yılda almanca günümüzde de İngilizce. Dil insanların paylaşım aracıdır, düşüncelerin sesle ifadesidir. Sağlıklı iletişimin yolu türkçe kelimelerle yapılandır. Konuşurken yabancı kelime kullanmak demek, türkçe kökenli kelimelerin unutulması demektir. Bilimsel verilere göre günlük konuşmalarda kullanılan 300 kelimenin ellisi yabancı, sadeleştirdiğimiz de ise oran 6/1 dir oldukça yüksek bir oran. Yüz yıllardan buyana tehlikeye açık olan Türkçe cumhuriyetle birlikte bilinç geliştirilmiş kısmen toparlanmış olmasına rağmen istenilen düzeyde değil. Son beş yıl içinde ise Türkçe Suriye’den gelen mültecilerle birlikte kentler şekil değiştirerek cadde ve sokaklar arapça tabelalarla ülkenin dili açıkça törpülenmeye başlamıştır.</p>

<p> Mersin’de diğer iller gibi bu tehlike ile karşı karşıya. Tüm Mersin halkı rahatsız. Büyük şehir belediyesi ve ilçe belediyeleri cadde ve sokaklarda ki bu kirliliği görmek ve gereğini yapmak zorunda. “İnsan anlayış ve bilgisinin göstergesi dildir KUTADGU BİLİG YUSUF HAS HACİP“<span style="color:#000000;"><img alt="TÜRKÇEYE SAHİP ÇIKALIM" src="TÜRKÇEYE SAHİP ÇIKALIM" /></span></p>
]]></description>
<link>http://www.mersinmedya.com/yazarlar/ayzaman-coskunfirat/ayzaman-cengiz-coskunfirat-kaleminden-turkceye-sahip-cikalim/39/</link>
<pubDate>Fri, 22 Dec 2017 19:44:00 +0200</pubDate>
</item><item>
<title>ÇOCUĞUN ‘’MİNİMALİST’’ DÜNYASI</title>
<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Çocuk, dünyası abartılarla dolu; Yaramaz, kendi saf yaşantısı olan, çıkar gözetmeyen esrarengiz bir yaşam olgusuna sahiptir.</p>

<p style="text-align: justify;">Çocukta <em><a href="https://eksisozluk.com/minimalizm--34116">Minimalizm</a>(doğallık)</em> yaşamın kendisidir. Sanki kirlenmemiş bir denize benzer. Baktığınızda turkuaz maviliğinin berraklığını görebildiğiniz o muhteşem histir sanki çocuk... Yaratılışından bu yana birçok etkiye sebep olan, dünyayı etkileyen karmakarışık bir dünyanın simgesidir aslında. Çocuk, doğduğunda hiçbir şeyden haberi olmadan dünyaya gelir ve onu anlamlandıran şey de budur. Çünkü çocuk özgürdür ve yaratılışı buna izin verir.</p>

<p style="text-align: justify;">          Minimalizm çocuklar için bir yaşam felsefesidir, doğallık ve tazeliğin karakteristik özelliğidir. Çocuk olmanın özelliği de minimalist duygulardan gelmektedir.</p>

<p style="text-align: justify;"><strong>Toplumda ‘’Minimalist’’ Anlayış</strong></p>

<p style="text-align: justify;">           Toplumun sahip olduğu yapının çocukları olumlu ya da olumsuz etkilediğini daha önceki yazımda kaleme almıştım. Çocuğun doğallığını bozup onu sanki büyümüş gibi gösterip çok farklı karakterlere sokmak <a href="https://acilbook.com/2015/06/26/pediatrik-travmalar/" title="Pediatrik travma (sayfa mevcut değil)"><em>Pediatrik travma</em></a><em>lara </em><em>(çocuk travması)</em> neden olmaktadır. Bu etkileşimle ilerleyen yaşlarda da belirgin <em>patolojik </em>sonuçlar ortaya çıkmaktadır.</p>

<p style="text-align: justify;">            Bizim yapmamız gereken çocuğun öğrenme yaşantılarına destek olmak ve onu soyutlamadan onun iç dünyasına olumlu mesajlar göndererek çocuğu özgür bırakıp kendi özgür dünyasında birey olduğunu hatırlamasını sağlamaktır.</p>

<p style="text-align: justify;"><strong>Geçmiş ve Geleceğin Etkisindeki Çocuk</strong></p>

<p style="text-align: justify;">       Çocuk, öğrendiklerini kendi yaşantılarında uygulayan bir senaristtir. Bu öğrendikleri aslında geçmiş deneyimlerine bağlı olarak ortaya çıkan ve onu yetiştiren kişilerin eseridir<em>.</em></p>

<p style="text-align: justify;"><em>             <a href="https://eksisozluk.com/jean-jacques-rousseau--105448">J.J. Rousseau</a>’nunda dediği gibi; Yaşadığımız süre boyunca insanlar tarafından eğitiliyoruz ve bizi etkileyen olaylardan edindiğimiz tecrübeyle olgunlaşıyoruz. Bize eğitim veren insanların bizim için çizdiği yol ile yaratılışımıza uygun olan yol zıt yönleri işaret ettiğinde ise ruhsal karışıklıklar yaşıyoruz. </em></p>

<p style="text-align: justify;">Çocuk, etkilenir, etkileşir ve etkiler. Büyüklerin anlayamadığı nokta kendilerinin de bir zamanlar çocuk olduğudur. Dolayısıyla geriye dönüp bakmayı unuttukları için günümüz çocuğunu anlayamamaktadırlar. Asıl sorun empati kurma becerileri olmayışıdır. Bizim yapmamız gereken geçmiş yaşantılardan ders alarak kendi deneyimlerimizi aktarırken empati kurarak hareket etmektir.</p>

<p style="text-align: justify;">Çocuğun ruhsal dengesini bozmadan, abartıdan uzak, yaşamını sınırlamadan ve özgürlüğünü kısıtlamadan bir şeyler öğretebilen bir aile ortamı çocuğun yaşamında olumlu izler bırakır.</p>

<p style="text-align: justify;">         Ormanın içine oksijenin ve yağmurun daha fazla olması için yeni tohumlar ekiyoruz… Bu tohumların büyümesi içinde sulamamız gerekiyor ve yavaş yavaş büyüyen bu tohumlar önce fidan oluyor sonra biraz daha büyüyor ve ağaç oluyorlar...</p>

<p style="text-align: justify;">          Zamanla ağacın yaprakları yeşerir sonra sararır ve dökülür. Çocuk da böyledir işte, doğduğunda dünyada olup bitenden habersizdir, büyüdükçe ve etkileşime girdikçe hayat tarzı değişir ve bir şeyler öğrenmeye başlar, öğrendikçe çevresinden etkilenir ve bu süreçte olumlu ve olumsuz yaşantılar geçirir, heyecanlara kapılır, bazen üzülür, bazen sevinir…</p>

<p style="text-align: justify;">Bazen kendini bize açar bazen de kabuğuna çekilir ve tüm bu süreçlerde bize, bizim de geçtiğimiz o yollarla ilgili ip uçları verir…</p>

<p style="text-align: justify;">Çocukları anlayın ve anlamaya çalışın, çünkü “Onlar” olmadan bir geleceğimiz olamaz!</p>

<p style="text-align: justify;">    Sağlıcakla kalın...     </p>
]]></description>
<link>http://www.mersinmedya.com/yazarlar/tahsin-durak/cocugun-minimalist-dunyasi/31/</link>
<pubDate>Sat, 13 May 2017 20:00:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TÜRKİYE'NİN KİLİTLENDİĞİ OHAL NEDİR? </title>
<description><![CDATA[<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">Türkiye'nin Kilitlendiği OHAL Nedir? Hangi Durumlarda Uygulanır? <span style="line-height: 19.32px;">İşte Cevabı</span></p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">15 Temmuz darbe girşimi sonrası toplanan Milli Güvenlik Kurulu'nun tavsiye kararı ve Bakanlar Kurulu'nun aldığı kararla Türkiye'de 3 ay süresince Olağanüstü Hal ilan edildi. 30 Kasım 2002 günü tamamen kaldırılan olağanüstü hal 14 yıl sonra yeniden hayatımıza girdi. 1983 Anayasası ile belirlenen "olağanüstü hal" kuralları, Türkiye'de daha önce de uygulandı. Ancak Türkiye'deki olağanüstü hal uygulaması, tüm ülke için değil, belli bir bölge için geçerli oldu. Peki "olağanüstü hal" nedir? Sıkıyönetimle farkları nelerdir? Türkiye'de nasıl uygulanmıştır? İşte bu soruların yanıtları...</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">OLAĞANÜSTÜ HAL NEDİR? HANGİ ŞARTLARDA İLAN EDİLİR?</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">Anayasa uyarınca olağanüstü hal, MGK'nın tavsiye kararı ve Cumhurbaşkanı'nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla ilan edilir. 1983 Anayasası'nda hangi şartlarda olağanüstü hal ilan edileceği yer alıyor. Buna göre, "Tabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım, Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması" gibi durumlarda, olağanüstü hal ilan edilebiliyor.</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">OLAĞANÜSTÜ HAL NE KADAR SÜRER?</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">Olağan üstü hal, altı ayı geçmeyecek şekilde ilan edilir. Ancak dört aylık dönemler için, TBMM kararıyla olağanüstü hal uzatılabilir.</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">OLAĞANÜSTÜ HAL DÖNEMİNDE KANUNLAR NASIL ÇIKAR?</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">Olağanüstü hal, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu'na "Kanun hükmünde kararname" çıkarma yetkisi tanır. KHK'lar Resmi Gazete'de yayınlanır ve aynı gün TBMM onayına sunulur.</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">OLAĞANÜSTÜ HAL DÖNEMİNDE HANGİ KARARLAR ALINABİLİR?</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">Olağanüstü hal, hükümete vatandaşların hak ve özgürlüklerini kısıtlayabilecek ek tedbirler alma hakkı sağlar. Bu tedbirler şunlar;</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">a) Sokağa çıkmayı sınırlamak veya yasaklamak,</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">b) Belli yerlerde veya belli saatlerde kişilerin dolaşmalarını ve toplanmalarını, araçların seyirlerini yasaklamak,</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">c) Kişilerin; üstünü, araçlarını, eşyalarını aratmak ve bulunacak suç eşyası ve delil niteliğinde olanlarına el koymak,</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">d) Olağanüstü hal ilan edilen bölge sakinleri ile bu bölgeye hariçten girecek kişiler için kimlik belirleyici belge taşıma mecburiyeti koymak,</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">Cumhurbaşkanı Erdoğan: 3 Ay OHAL İlan Edildi<br />
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 3 Ay OHAL İlan Edildi<br />
DERGİ VE GAZETELERİN BASIMINI YASAKLAMAK YA DA İZNE BAĞLAMAK</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">e) Gazete, dergi, broşür, kitap, el ve duvar ilanı ve benzerlerinin basılmasını, çoğaltılmasını, yayımlanmasını ve dağıtılmasını, bunlardan olağanüstü hal bölgesi dışında basılmış veya çoğaltılmış olanların bölgeye sokulmasını ve dağıtılmasını yasaklamak veya izne bağlamak; basılması ve neşri yasaklanan kitap, dergi, gazete, broşür, afiş ve benzeri matbuayı toplatmak,</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">f) Söz, yazı, resmi, film, plak, ses ve görüntü bantlarını ve sesle yapılan her türlü yayımı denetlemek, gerektiğinde kayıtlamak veya yasaklamak,</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">g) Hassasiyet taşıyan kamuya veya kişilere ait kuruluşlara ve bankalara, kendi iç güvenliklerini sağlamak için özel koruma tedbirleri aldırmak veya bunların artırılmasını istemek,</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">h) Her nevi sahne oyunlarını ve gösterilen filmleri denetlemek, gerektiğinde durdurmak veya yasaklamak,</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">i) Ruhsatlı da olsa her nevi silah ve mermilerin taşınmasını veya naklini yasaklamak,</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">KAMU DÜZENİNİ BOZABİLECEĞİ KANISINI UYANDIRAN KİŞİLERİN BÖLGERE GİRİŞİNİ YASAKLAMAK</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">j) Her türlü cephaneler, bombalar, tahrip maddeleri, patlayıcı maddeler, radyoaktif maddeler veya yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı eczalar veya diğer her türlü zehirler ve boğucu gazlar veya benzeri maddelerin bulundurulmasını, hazırlanmasını, yapılmasını veya naklini izne bağlamak veya yasaklamak ve bunlar ile bunların hazırlanmasına veya yapılmasına yarayan eşya, alet veya araçların teslimini istemek veya toplatmak,</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">k) Kamu düzeni veya kamu güvenini bozabileceği kanısını uyandıran kişi ve toplulukların bölgeye girişini yasaklamak, bölge dışına çıkarmak veya bölge içerisinde belirli yerlere girmesini veya yerleşmesini yasaklamak,</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">l) Bölge dahilinde güvenliklerinin sağlanması gerekli görülen tesis veya teşekküllerin bulunduğu alanlara giriş ve çıkışı düzenlemek, kayıtlamak veya yasaklamak,</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">İçişleri Bakanı Ala: OHAL Vatandaşımızın Hayatında Hiçbir Olumsuzluğa Yol Açmayacak<br />
İçişleri Bakanı Ala: OHAL Vatandaşımızın Hayatında Hiçbir Olumsuzluğa Yol Açmayacak<br />
KAPALI VE AÇIK YERLERDE GÖSTERİ VE YÜRÜYÜŞLERİ YASAKLAMAK</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">m) Kapalı ve açık yerlerde yapılacak toplantı ve gösteri yürüyüşlerini yasaklamak, ertelemek, izne bağlamak veya toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapılacağı yer ve zamanı tayin, tespit ve tahsis etmek, izne bağladığı her türlü toplantıyı izletmek, gözetim altında tutmak veya gerekiyorsa dağıtmak,</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">n) İşçinin isteği, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller, sağlık sebepleri, normal emeklilik ve belirli süresinin bitişi nedeniyle hizmet aktinin sona ermesi veya feshi dışında kalan hallerde işçi çıkartmalarını işverenin de durumunu dikkate alarak üç aylık bir süreyi aşmamak kaydıyla izne bağlamak veya ertelemek,</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">o) Dernek faaliyetlerini; her dernek hakkında ayrı karar almak ve üç ayı geçmemek kaydıyla durdurmak.</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">TÜRKİYE'DE OLAĞANÜSTÜ HAL UYGULAMALARI NE ZAMAN VE NASIL YAPILDI?</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">* Olağanüstü hal uygulamasının yasal altyapısı 1983 Anayasası ile oluşturuldu.</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">* Türkiye'de olağanüstü hal uygulaması süreci ise PKK'nın Eruh ve Şemdinli baskınlarıyla başladı.</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">* 19 Temmuz 1987 tarihinde Turgut Özal hükümetinin çıkardığı kararname ile terör olayları nedeni ile Olağanüstü Hal Bölge Valiliği oluşturuldu. Kararname ile Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Hakkari, Mardin, Siirt, Tunceli ve Van illeri, Bölge Valiliği kapsamına alındı. Adıyaman, Bitlis ve Muş ise mücavir il olarak belirlendi. Batman ve Şırnak'ın da il olmasıyla Bölge Valiliği sorumluluk alanındaki il sayısı 1990'da 13'e yükseldi.</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">* Bitlis, 1994'te mücavir il yerine olağanüstü hal kapsamına alındı.</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">* Terör eylemlerinin azalmasıyla 1996'da ilk olarak Elazığ, ardından da Mardin, Muş, Bingöl, Batman, Bitlis, Siirt ve Van olağanüstü hal kapsamından çıkarıldı.</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">* Olağanüstü hal 30 Kasım 2002 günü tamamen kaldırıldı.</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">* Türkiye'de olağanüstü hal her 4 ayda bir olmak üzere 46 kez uzatıldı.</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">OHAL Kararını Dünya Basını <br />
OHAL Kararını Dünya Basını "Son Dakika Gelişmesi" Olarak Gördü<br />
OLAĞANÜSTÜ HAL İLE SIKIYÖNETİM ARASINDAKİ FARK NEDİR?</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">Olağanüstü halin kamu düzenini sağlamada yeterli olmadığı hallerde, ya da savaş veya yakın savaş tehlikesi halinde, yine MGK'nın tavsiyesi ve Cumhurbaşkanı başkanlığındaki Bakanlar Kurulu'nun kararıyla sıkıyönetim ilan edilebilir. Sıkıyönetim de yine en fazla altı aylık bir dönem için ilan edilir, ancak dörder ay sürelerle uzatılabilir. Sıkıyönetim Bakanlar kurulu tarafından ilanıyla birlikte Resmi Gazete'de yayınlanır ve TBMM onayına sunulur.<br />
Olağanüstü hal ile sıkıyönetim arasındaki en temel fark, olağanüstü halde yetkinin mülki erkanda, sıkıyönetimde ise askerde olmasıdır.<br />
Sıkıyönetimde Anayasa'da vatandaşlara tanınan hak ve özgürlüklerin tümü ya da bir bölümü askıya alınabilir, vatandaşlar için para, mal, çalışma yükümlülükleri getirilebilir. Bazı suçlar için yargılama "özel mahkemelerde" yapılır.</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">TÜRKİYE'DE SIKIYÖNETİM NE ZAMAN UYGULANDI?</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden itibaren çeşitli zamanlarda sıkıyönetim uygulamasını kullandı. Türkiye'deki sıkıyönetim uygulamaları şöyle gerçekleşti;</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">Doğu'da Şeyh Said isyanı üzerine (Muş, Bingöl, Elazığ, Siirt, Diyarbakır, Mardin, Tunceli, Urfa, Bitlis, Van, Hakkari, Malatya, Erzurum illerinde) 24 Şubat 1925 – 23 Aralık 1927</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">Kubilay olayı üzerine (Menemen, Manisa ve Balıkesir'de) 1 Ocak 1931 – 9 Mart 1931</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">İkinci Dünya Savaşı üzerine (İstanbul, Kırklareli, Edirne, Tekirdağ, Çanakkale ve Kocaeli'de) 20 Ekim 1940-23 Aralık 1947</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">6/7 Eylül olayları üzerine (İstanbul, Ankara ve İzmir'de) 7 Eylül 1955 – 7 Haziran 1956</p>

<p style="margin: 6px 0px; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">1960 öğrenci olayları 27 Mayıs hareketi üzerine (İstanbul ve Ankara'da) 28 Nisan 1960 – 1 Aralık 1961</p>

<p style="margin: 6px 0px 0px; display: inline; color: rgb(29, 33, 41); font-family: helvetica, arial, sans-serif; font-size: 14px; line-height: 19.32px;">20/21 Mayıs olayları üzerine (İstanbul, Ankara ve İzmir'de) 21 Mayıs 1963 – 20 Temmuz</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>http://www.mersinmedya.com/yazarlar/haydar-coskunfirat/turkiye-nin-kilitlendigi-ohal-nedir/27/</link>
<pubDate>Fri, 22 Jul 2016 15:23:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DARBE GÜNCEM</title>
<description><![CDATA[<p>“AKDENİZ’E BİR KISRAK BAŞI GİBİ UZANAN BU MEMLEKET BİZİM…..N.HİKMET”</p>

<p>Yıl 1960 altı yaşındayım, yer İzmit Mehmet Ali Paşa mahallesi , rayların dibine kadar yığılan kalabalık.</p>

<p>Olanları görmek için ağlamaya başlıyorum. Abim beni boynuna oturtuyor.</p>

<p>Uzakta treni görünce mutlu oluyorum. Yaklaştığında ise, açık olan vagonlarda bayrağa sarılı tabutlar, abi ve ablaların marş söylüyor. Merak ettiğim bu muydu diye içimden geçiriyorum. Cazim abime soruyorum, bu ne diye “ İstanbul’da polisler tarafından öldürülen üniversite öğrencileri “ dediğinde ise çocuk kafam iyice karışıyor…</p>

<p>Bir süre sonra yani 27 Mayıs 1960 günü ordu darbe yapıyor, yönetime el koyuyor. Hükümeti, TBMM fesh ediyor. Demokrasi rafa kaldırılıyor. Dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve iki bakan idam ediliyor. Hukukun olmadığı insan haklarının savunulmadığı anayasanın süpürüldüğü keyfi idare siyasi hayatın üzerine kara leke oluyor. … “AKDENİZ’E BİR KISRAK BAŞI GİBİ UZANAN BU MEMLEKET BİZİM…..N.HİKMET” Yıl 1963 dokuz yaşındayım, yer Ankara Çalışkanlar Mahallesi, o gün sokakta oyun oynamaktan bitap düşmüşüm. Annemin yaptığı yer yatağında kardeşim Asuman’la tatlı uykuya dalmışız. O da ne! Ankara semalarında Jetler. Kulakları yırtan korkunç ses, uyandırdı bizi tatlı uykumuzdan. Kardeşimle tahta masanın altına sığınmış feryat figan ağlıyorduk. Babam radyoyu açtığında “ Sipiker “ Albay Talat Aydemir hükümete karşı darbeye teşebbüs ettiler..diyordu”, Ankara üzerinde jetlerin ise Orgeneral Cemal Tural’ın emriyle uçutuğunu” söylüyordu. Tarih 20 Mayıs 1963’dü ve şafak vakti….. Talat Aydemir’in darbesinden kalan kurşun izi halen komutanlıkların birinin duvarında durmakta. Albay Talat Aydemir ve arkadaşları hukuk önünde yargılanarak idam edildi. Demokrasi ve siyasi hayatımıza düşen gölge olarak kaldı.. “…Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim…..N.Hikmet Yıl 1980 Erzincan, artık iki çocuk annesi ve devlet memuruyum, yer Erzincan Yenimahalle o gün raporluyum ve evdeyim. Televizyonu açıyorum. O da ne ? Marşlar çalıyor bildiri okunuyor, ordu yönetime el koydu deniliyor. Anayasa yine rafa kaldırılıyor, Hükümet yönetimden uzaklaştırılyor, TBMM fesh ediliyor. Darbeyi yakından yaşıyorum, evimin bahçe duvarı Erzincan merkez komutanlığı ile ortak, işkenceleri tutuklamaları, insan onurunun yerlerde süründüğünü, aşağılandığını gözlerimle şahit oluyorum. Valilik personeli olarak da yüz binlerin işten atılmasına, tutuklanmasına ve arananların isim listelerini , jandarma , emniyet ve nüfus müdürlüklerine gönderilmesine tanık oldum... Unutamadıklarım dan biri de Kenan Evren’in Erzincan’lılara seslenirken “ üç sağdan üç de soldan astık, yani asmayıp da besleyelim mi” demesi idi.Onlarca genç dar ağacında idam edilrken , binlercesi hücrelerinde yok edildi…. “…Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim…..N.Hikmet” .Yıl 2016 altmış yaşındayım yer Mersin, Pompe-i Polis antik kentinin yanı başı. O gün televizyonda İstanbul boğaz köprüsündeki anormalik ilgimi çekti. Önce rutun bir şey sandım. Ancak daha sonra yolunda gitmeyen şeyler olduğunu anladım, ilerleyen saatler de ise ortaya çıkan durum vahimdi. Milletin gazi meclisi hunharca bombalanıyor, MİT bombalanıyor, öyle ki İstanbul Ankara ateş altında. Genel kurmay başkanı, kuvvet komutanları orta da yok, daha sonra rehin alındığı haberi. Hükümeten haber yok. Adeta kör karanlığı bombalarıyla paramparça eden saldırı. Nice sonra Cumhurbaşkanı ve başbakan , ordunun darbeye teşebbüs ettiğini söylüyor. Vatandaşın güncesinde darbe var, ama böylesi hiç olmadı asker polisi, polis askeri, asker sivili, sivil erin başını kesecek kadar vahşileşiyor. KİNDAR ASKER:::KİNDAR NESİL NİHAYET BU OLAYDA ORTAYA ÇIKTI.… Bu duruma giden yolu 2470 sene önce ünlü düşünür Plato Devlet adlı kitabında çok net açıklıyor. Ve Diyor ki “Tüm yönetim biçimleri kendi menfaatleri olsun diye yasa koyar. Demokrasi demokratik yasalar, tiranlık, otokratik yasalar koyar ve diğerleri de, yasa yaparken kendilerinin menfaatlerini-yani yöneticilerin menfaatlerini-tabaanın menfaatı olarak sunarlar. ..” DARBEYE GİDEN YOL: Akıl ve mantık kaidelerinden uzak cemaatçi gençlerin, 1984 tarihinden itibaren askeri okullara alınmasına göz yumuldu. O harbiyeliler şimdi general hatta kuvvet komutanı oldu. ABD karşıtı subaylar 2013 de Ergenekon kumpası ile bir kısmı içeri, bir kısmının da görevine son verildi. Ülkenin kimyası bozuldu. En önemlisi ise milli şuuru yok etmek için olağan üstü mesai harcandı. Milli bayramlar kaldırıldı. Türk derken yutkunmak zorunda kaldı vatandaş. Bir ülkenin uluslar arası adı olan “TC” resmi kurum tabelalarında çıkarıldı, nesepsiz çocuk durumuna düşürüldü ülke. . Adeta tarih hafızası silinmeye çalışıldı. Üç milyon Suriyeli ülke topraklarına sığınmacı olarak alındı. Ancak; üstüne vatandaşlık verilme çalışmaları başlatıldı. Birinci Dünya savaşında, İngilizlerle bir olup on beş bin Türk’ü askerini esir alıp uyuz olmuşsunuz diyerek asitli suya başlarını batırarak gözleri kör edildi…onlarda Arap’dı. Ülkemiz, FETO ve TSK içinde yuvalanan paralel gurubun saldırısı altında. Tehlike henüz bitmedi. Darbenin kimyası da belli değil. Birinci derece de bilmesi gereken cumhurbaşkanı ve başbakan MİT tarafından saat 16 30 uyarılmıyor. Genel Kurmay Başkanı Hulusi Akar’a bilgi veriliyor. Genel kurmayın orduya hakim olmadığı şundan anlaşılmakta. Rehine durumuna düşüyor. Kurtların yerine tavşan almış. O gün cumhuriyet tarihinin en korkunç gününü yaşadı. Ülkemiz can, mal kaybına neden oldu. Devlet büyük bir tıravma girdabının içine atıldı. Maddi ve manevi yıkıma uğratıldı. Soruyorum biz bunu hak ettik mi ….?. TBMM bombalayan insan olmaz, Türk askeri hiç olamaz. TSK’nın vatan sever subay astsubay ve erbaşını ayırıyor onlara saygı ve sevgim azalmadan devam edeceğini de belirtmek istiyorum. TBMM atılan bombalar halkın yüreğine vurulan hançerdir. Onları ne Türk milleti ne de tarih af edecektir. Kötü idarecilerin elinde yok edilmeye çalışılan güzel ülkenin güzel insanları , dönem dönem yaşadığı travmalar, yok edilişler, ihanetler sarmalında.. Allah anayasayı tanımayan sivil diktatörlerden, anayasayı tanımayan askerlerden ve güzel dinimizi satılığa çıkaran din tacirlerinden , dini korusun. ÜLKEMİ SEVİYORUM Mustafa Kemal’in milli şuur çizgisinden çıkan hainleri de lanetliyorum. “…Akdeniz’e bir kıs rak başı gibi uzanan bu memleket bizim…..N.Hikmet”</p>
]]></description>
<link>http://www.mersinmedya.com/yazarlar/ayzaman-coskunfirat/darbe-guncem/26/</link>
<pubDate>Fri, 22 Jul 2016 15:07:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>LİPO BATARYALAR</title>
<description><![CDATA[<p>        Herkese merhabalar <br />
        Bu hafta da yavaş yavaş multicopterimizin bileşenlerini tanımaya devam ediyoruz. Sizlerden gelen mail ve yorumlar için öncelikle teşekkür ediyorum.    <br />
        Multicopter  bileşenleri konusunda fazla detaya indiğim doğrultusunda bir takım yorumlarda bulunulan arkadaşlarım olmuş, bu arkadaşların bir an önce uçma hevesinde oluşlarından ötürü bu tür yorumlar yaptıklarını anlayabiliyorum. Ben işi adım adım öğrenmenin sizler için çok daha verimli olacağına inanıyorum. <br />
    Bir önceki  yazımda sizlerle kumanda sistemleri  hakkında bilgilerimi paylaşmıştım bu yazımda ise sizlere bataryalar  hakkında bilgiler vermeye çalışacağım. <br />
     Bu yazımızdaki konu tamamı ile hayati tehlike içeren Lipo Bataryalar hakkındadır. Kesinlikle dikkatli okumanızı tavsiye ediyorum. Bilgisizce yada eksik bilgilerle kullanılan bataryaların bir çok acı sonuçlar doğurduğunu görmüş bulunmaktayız. Yanıcı ve de parlayıcı maddeler içeren bataryaların kesinlikle ciddi ekip ve ekipmanlarla kullanılmasını tavsiye ediyorum. <br />
Lipo Pil nedir ?<br />
    Lityum ve Polimer kimyasallarından oluşturulmuş iki ayrı kimyasalın baş harfleri alınarak LiPO terimi üretilmiştir ve bu tür pillere denir. Elektrikli modelciliğin her dalında kullanılan bir pil türüdür. Modelcilik dışında bir çok elektronik cihazlarda da kullanılan bu piller çok yüksek akım çıkışlarına sahiptir.<br />
    <br />
         Lipo Piller hücrelerden oluşur. Her bir hücrenin nominal voltajı 3,7 volttur.</p>

<p><img alt="" src="/images/sezgin/tek%20hucre.jpg" style="width: 200px; height: 130px;" /><br />
         Seri bağlı hücreler S harfi ile gösterilir. Bu durumda S harfinden önceki rakam hücre sayısını gösterir.  2S pil denildiğinde  3,7x2=7,4 Volt anlaşılır. 3S için ise 3,7x3=11,1 Volt anlaşılır. Bunun gibi birçok seri bağlanmış pil türü vardır. </p>

<p><img alt="" src="/images/sezgin/3s.jpg" style="width: 200px; height: 150px;" /><br />
         Bunun haricinde 3S2P şeklinde de tanımlamalar yapılmıştır piyasada görebiliriz. 3S2P nin anlamı 3 adet seri bağlı pile aynı şekilde paralel bağlanmış bir grup daha pil olduğu anlamına gelir. Bu durumda voltaj değişmez ancak pilin akım değeri ikiye katlanır.</p>

<p>         Pilin bir hücresinin boş haldeki voltajı 3V, tam şarjlı halde voltajı 4,2V olmalıdır. Kullandığınız pilin herhangi bir hücresinin 3V altına düşmesi durumunda pilin ömrünü tamamlama riski vardır. Aşırı şarjın yani 4,20V dan fazla şarj etmenin de güvenlik açısından riskleri vardır.Lipo Pilleri Storage  yani saklama voltajı 3,7v olması gerekmektedir.</p>

<p> Peki neden Lipo Pilleri tercih ediyoruz? </p>

<p>     Lipo piller NiCd ve NiMH pillere göre çok daha fazla akım üretebilirler. Kıyaslama yapıldığında diğer pillere oranla daha hafiftirler bu da modelcilikte kullanımı açısından bir avantajdır. NiCd ve NiMH pillere göre kullanım süreleri daha uzundur.<br />
İstenilen şekilde ve ölçüde üretilebilirler. <br />
Lipo Pilleri kullanırken dikkat edilmesi gerekenler:<br />
      Lipo Pillerin kullanımı yüksek oranda dikkat gerektirir Saklama koşullarına gelince, mümkünse serin, kuru ve karanlık bir ortamda muhafaza etmek gerekir.</p>

<p>      Eğer pilleri uzun süre kullanmayacaksanız yarım şarjlı olarak yani 3,60 ile 3,85 (hücre başına) volt arası değerlerde saklamanız pillerinizin ömrünü uzatacaktır. Zaten piyasada satılan bir çok Lipo Balans Şarj Cihazlarında (Storage mod) vardır. Bu seçeneği kullanarak pilimizi şarj edersek güvenli bir şekilde saklayabiliriz.<br />
<img alt="" src="/images/sezgin/hyperion_0720i_duo3.jpg" style="width: 200px; height: 133px;" /></p>

<p>   Lipo Piller, verebileceklerinden fazla akım çekildiğinde çok ısınır ve şişerler. Bu sebeple kullanırken pilin kapasitesi aşılmaması yerinde olur. Aksi halde pilin ömrü biter ve kullanılamaz hale gelebilir. </p>

<p>   Çok fazla şişmiş piller veya darbe almış şekli bozulmuş, dolayısı ile koruyucu kabının yırtılma riski olan piller kullanılmamalı ve uygun yöntemle imha edilmelidirler.<br />
    <br />
  LİPO PİLLER KESİNLİKLE KISA DEVRE YAPTIRILMAMALIDIR! Aksi halde hem pili kaybetme hem de güvenlik tehlikesi vardır.</p>

<p>Lipo Piller 3.7 voltun altına düşürülmemeli demiştik. Eğer piliniz ısınmış ise soğumasını bekleyerek yeniden şarj etmek gerekir. Tam şarjda 4,20 voltu geçmemek gerektiğini söylemiştik. Bunun için de endişelenmeye gerek yok çünkü Lipo Pil kullanımında balanslı şarj cihazı kullanmak zorunludur ve bu şarj cihazları pildeki hücrelerin herbirinin voltajı 4,20 volta ulaştığında o hücrenin şarjını durdurmaktadır. Bazı şarj cihazları voltaj değerini sizin değiştirmenize izin verebilirler. Böyle durumlarda hücre başına 4,20 voltu geçirmemeniz gerekir.</p>
]]></description>
<link>http://www.mersinmedya.com/yazarlar/sezgin-unver/lipo-bataryalar/25/</link>
<pubDate>Sun, 31 May 2015 20:33:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>GEZER ELİF DİYE DİYE</title>
<description><![CDATA[<p>O ÇOK MERAK ETTİĞİN SORUNUN CEVABI BU YAZININ İÇİNDE BİR YERDE İNŞÂALLAH.. KEYİFLİ VE BOL TEFEKKÜRLÜ OKUMALAR. SABREDİP OKUYANLARA SELÂM OLSUN. OKUMAYANLARA DA  ALLAH İÇİN SEVİLİYORSUNUZ KARDEŞLERİM..</p>

<p>BU YAZI RUM 21 .AYET'İN ZAHİRİ MANASININ TEFEKKÜRÜNDEN ZERRELER İÇERMEKTEDİR .</p>

<p>İncecikten bir kar yağar<br />
Tozar elif elif diye<br />
Deli gönül abdâl olmuş<br />
Gezer elif elif diye (Karacaoğlan)</p>

<p>Karacaoğlan Kimi Sevdi ?<br />
Neyi Sevdi ?<br />
Elif Kim ?<br />
Elif Ne ?</p>

<p><br />
Her İnsan Allah'a açılan bir Kapıdır.<br />
Kapıların Sahibi Allah'tır.<br />
Kapıları Edeple Çal O zaman..<br />
Kapıların önünde Uluma,tepinme,debelenme,Kapılara Sürtünme..</p>

<p> </p>

<p>Karacaoğlan Diyelim'ki Elif kıza yanık, Karacaoğlan kendi kendine aşık olamaz..</p>

<p>İçimizden herhangi biri Sevgi ve Merhamet verilmedikçe ASLA AMA ASLA BİRİNİ SEVDİĞİNİ İDDİA EDEMEZ VE AŞIK OLAMAZ..</p>

<p>Aşk ; Bağışlanır Allah tarafından. O zaman bir kar tanesi'nden Allah'a varıldığı gibi, Herhangi bir Elif'ten Allah'a varılır..</p>

<p>KURAN-I ÖNEMSEYEREK OKUYORUZ ŞİMDİ ..</p>

<p>RUM-21.AYET""Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır."</p>

<p><br />
NASIL OKUYORSUN?...</p>

<p>Kuran'ı Sonsuz Boyutta Mana Taşıdığına İman ve Niyet Ederek, Bu Sonsuz Mana Karşısında, Heyecan ve ürperme ile okumaya Gayret etmeliyiz İnşallah..</p>

<p> </p>

<p>Karacaoğlan ve Sevdiği Kız Elif.. Öyle Tek başlarına Sevemezler..</p>

<p>""...aranızda bir SEVGİ VE MERHAMET VAR ETMESİ de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir."</p>

<p>Sevgi ve Merhamet'i Var Eden Kim ?</p>

<p>Sen mi ?</p>

<p>"....aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (VARLIĞININ VE KUDRETİNİN) DELİLLERİNDENDİR."</p>

<p>Birisine Sevgi ve Merhamet duymamız Kimin varlığına Delildir ?<br />
Sevenin mi ?<br />
Yoksa Seven ve Sevileni Yaratan'ın mı ?</p>

<p>HASSAS OLAN KİŞİ ; KELİMELERİN PERDE OLDUĞUNU BİLİR VE MANA'DAN SIR'A DOĞRU TALİPLİSİNE BİR YOLCULUK BAŞLAR...</p>

<p>VE TALİPLİ BİLİRKİ AŞK DOLU SONSUZ FREKANS ALLAH'A DELİL'DİR..</p>

<p>"Kendileri ile HUZUR bulasınız diye sizin için türünüzden EŞLER YARATMASI ve aranızda bir SEVGİ ve MERHAMET VAR ETMESİ.... "</p>

<p>KURAN'ı düz zahir Anlamında dahi okusak Bir sonsuz Boyut dahi açılır.. Bu hali ile dahi büyük ibret, hikmet ve nasihat vardır..</p>

<p>Demek ki ; Sen Sevemiyorsun Aslında..<br />
ALLAH SIRF BİZİM HUZUR BULMAMIZ İÇİN EŞLER YARATIYOR ,</p>

<p>SONRA KULLANMA KILAVUZU OLARAK ; SEVGİ VE MERHAMET'İ VAR EDİYOR Kİ ; BU ŞEKİLDE İSTEDİĞİN HUZURA KAVUŞABİLESİN..</p>

<p>HUZUR = SEVGİ + MERHAMET</p>

<p>DEMEK Kİ , SADECE SEVGİ İLE HUZUR OLMAZ, MERHAMET OLMADAN HEP EKSİK OLACAK..</p>

<p>DEMEK Kİ ; İNSAN'IN AMACI HUZUR'A ERMEK...</p>

<p>SÜREKLİ OLARAK HUZURA ERMEK İSTİYORSAN, SÜREKLİ OLARAK YARATILAN HER ŞEYE SEVGİ VE MERHAMETLE BAKMAYA ÇALIŞ..</p>

<p>BU ZOR DİYORSAN..<br />
ALLAH SENİ BİR KADIN/ERKEK KULU İLE BU BAKIŞIN NASIL OLMASI GEREKTİĞİNİ SANA ÖĞRETİR..</p>

<p>BEN SEVDİM VE MERHAMET ETTİM DERSEN AYETTE ALLAH'IN YARATMASINI REDDETMİŞ OLACAĞINDAN ;</p>

<p>BENLİKSİZ SEVGİ VE MERHAMET İSTENİR İNSAN'DAN..</p>

<p>KENDİ NEFSİN İÇİN SEVİP ACIMA.. BENCİL OLMA DER ALLAH..</p>

<p>"........sevgi ve merhamet VAR ETMESİ de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda DÜŞÜNEN bir toplum için ELBETTE İBRETLER VARDIR."</p>

<p>Daha düne kadar ; Sevdiğini ve Merhamet Ettiğini sanıyordun ?</p>

<p>Şimdi Fakir Oldun mu ?</p>

<p>Sevgi ve Merhamet'i Var Edip Kalbimiz'e HUZUR bulalım DİYE Koyan O ALLAH'a HAMD olsun...</p>

<p>ŞİMDİ GELELİM AŞK ACISINA</p>

<p>AŞK = Sürekli, sevgi ve huzur halini KENDİ ÇABASI ile yaşamaya çalışan, ve sonunda illa ki merhamet edilip acınıp , çabası taktir edilecek olan Kulun , Kul olmadan önceki Samimi Çabasıdır.. İşi Masumdur... Çabası Sonuçsuz.. İşinin Masumluğu, Sürekli Sevgi ve Merhamet'i istemesidir.. İsteği Sonuçta İyi.. Çabasının Sonuçsuzluğu ; Sevgi ve Merhameti Sahiplenmesidir.. Sevgi ve Merhameti Kendinden olduğunu sanmasıdır. Ben Sevdim. Ben ..Ben ..der durur... Sevgiyi Allah'tan olduğunu ; Sevenin ve Merhamet Duyanın Aslında ALLAH olduğunu öğreninceye kadar AŞK ACISI DENİLEN ACIYI ÇEKER.... İşte Bu acının sebebi budur. Gizliden, Farkında Olmadan GİZLİ ŞİRK Taşır Bu AŞK Acısı.. Bu da O'nun Bir Nevi Bedelidir. AŞK ACISI = GİZLİ ŞİRK = KENDİNİ BİR AN O ZANNETMEK = o'NUNLA SARHOŞ OLMAK</p>

<p><br />
AŞIKLARIN İLACI = SEVGİYİ VE MERHAMETİ SAHİPLENMEYİ BIRAKTIĞI ZAMAN, YANİ İYİ HAL BİLE OLSA ALLAH OLMAYI BIRAKTIĞI ZAMAN; HUZURA ERECEKTİR.. HUZUR ALLAH'TANDIR.. BAKINIZ FORMÜL AYAN BEYAN AYETİN İÇİNDE AKLI OLANLARA GÖZ KIRPIYOR...</p>

<p>AŞIKLARIN HALİ; İÇİNDE GİZLİ ŞİRK TAŞIR.. AMA ALLAH İNŞALLAH MUHABBETİ İLE KULUNA GERÇEĞİ AÇIKLAYIP YOLUNDAN DÖNDERECEK OLANDIR..</p>

<p>DAHA YAZMAK İSTERİM AMA NE DÜNYA ZAMANI BUNA MÜSAİT NEDE SİZİN SABRINIZ..</p>

<p>İŞTE KURAN-I BÖYLE OKUMAYA ÇALIŞIYORUZ.. BİR AYETİN KENARINDAN AKIL UCU İLE BAKTIK.</p>

<p>HENÜZ BATIN OLAN GİZLİ OLAN MANA'YA İŞARET BİLE ETMEDİK ÜSTELİK..</p>

<p>YANİ KARDEŞLERİM ; BANA HANGİSİ YADA HANGİMİZ DOĞRUYUZ DİYE SORMAYIN ? DOĞRU OLAN ALLAH'TIR..</p>

<p>SEN ALLAH'A GERÇEKTEN TESLİM OLURSAN ; ALLAH İÇİN ALLAH ADINA TESLİM ALIRSIN..</p>

<p>TESLİM ALIP O'NUN KAPISINA BIRAKIRSIN...</p>

<p>AMACIN KAPIYA VARMAK İSE ;</p>

<p>TESLİM ALINDIĞINDA DİRENMEZ, CESET YIKAYICININ ELİNDE Kİ ÖLÜ GİBİ OLURSUN..</p>

<p>TESLİM ALAN DA ALDIRAN DA HEP ALLAH'ındır..</p>

<p>Elif Bahsine Gelince ; . Elif Bir İnan-ı Kamilin Duruşudur.. Başı önde eğik , Ayaklar gitmek istiyor ama edepten bir adım hep geride.. Kimin adımını geçmek istemiyor O mübarek ayaklar, Edepten'dir Edepten.. ELİF Harfini şöyle bir hayaline getir bakalım.. Başı Önce , Ayaklar bir Adım Gerideki O'nu gördün mü ?</p>

<p>Elif Allah değildir , ELİF Allah'ın OL dediği'dir.</p>

<p>Hangi köşeyi dönseniz Hep bir Şirk çıkar karşınıza bu topraklarda. Rabbim ALLAH bizi gizli ve açık Şirk'ten korusun..</p>

<p>Ben daha doğruyum , O daha doğru yerine şöyle söyleyemez mi ?</p>

<p>Allah En Doğrudur.. Allah hep Doğrudur.. Ve Biz Doğru ile Beraber'iz.. Doğruyu Söylemeye Niyetliyiz..</p>

<p>Muhabbet ve Selametlerimizle...</p>

<p>Ey.. şu fakire soru sorup cevabın dikenlerinden nefsi rahatsız olan, Sen dikenimize razı olursan, Gül kokumuz seni Mest eder İnşallah..</p>

<p>Bir Elif gibi geril ,<br />
Başın önde,<br />
ayak bir adım geride,<br />
Sonra birden bire,<br />
Yer-gök secdeye seril.</p>

<p>Mehmet Canlar</p>
]]></description>
<link>http://www.mersinmedya.com/yazarlar/mehmet-canlar/gezer-elif-diye-diye/24/</link>
<pubDate>Sat, 02 May 2015 10:56:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>RC KUMANDALAR HAKKINDA HERŞEY</title>
<description><![CDATA[<p style="color: rgb(51, 51, 51); font-family: sans-serif, Arial, Verdana, 'Trebuchet MS'; font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;">     Geçen yazılarımda multikopterlerde kullanılan bir takım bileşenlerden bahsetmiştim. Bu haftada bu bileşenleri kontrol etmek için kullandığımız ekipmanı, yani uzaktan kumandalar hakkında bilgilerimi ve de deneyimlerimi paylaşacağım.<br />
     <span style="line-height: 1.6em;">RC ne demek ? </span></p>

<p style="color: rgb(51, 51, 51); font-family: sans-serif, Arial, Verdana, 'Trebuchet MS'; font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;"><span style="line-height: 1.6em;">  </span><span style="line-height: 20.7999992370605px;">(Remote Control )</span><span style="line-height: 1.6em;"> İngilizce  teriminin baş harfleri alınarak kullandığımız kısaltmanın Türkçe karşılığı uzaktan kumanda anlamına gelmektedir. Modelcilerin  arasında sıkça kullanılan bu kısaltma her yerde karşımıza çıkan ve de çokça kullanılan bir terimdir. Bende bu klasiği değiştirmeden yazılarımda uzaktan kumanda tabirinin yerine RC tabirini kullancağım.</span></p>

<p style="color: rgb(51, 51, 51); font-family: sans-serif, Arial, Verdana, 'Trebuchet MS'; font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;">    RC(KUMANDA) NEDİR ?<br />
    Modelcilerin ekipmanlarını uzaktan kontrol etmek için kullandıkları kablosuz  bir sistemdir. Bu sistemler kullanım alanlarına ve kullanılan frekansa göre farklılık gösterir. RC çalışma prensibi osilatör ile yaratılan taşıyıcı frekansa data bilgisinin yüklenip paketlenmesidir (Moduled), Kablosuz olarak gönderilip alıcı tarafından sinyal alınıp (Demoduled) ayrıştırılıp  kullanılması esasına dayanmaktadır. <br />
<img alt="" src="/images/sezgin/tas%C4%B1y%C4%B1c%C4%B1.jpg" style="cursor: default; width: 500px; height: 162px;" /><br />
    Elekronik malzemelerden en önemlisi kumanda ve alıcıdır. Genellikle takım halinde satılır ama ikinci, üçüncü modelleriniz için alıcıyı söküp diğer modele takmak eziyetli olduğundan ilave alıcı almanız gerekecektir. Bu nedenle alacağınız kumandanın tek satılan alıcılarının bulunabilirliği ve fiyatını da dikkate almanız gerekir. Kumanda denilince bir verici (Tx), bir alıcı (Rx) akla gelmelidir. Kumandalar AM, FM,UHF frekanslarından sinyal gönderen verici, bu sinyalleri alıp, süzüp, ESC veya Servolara komut olarak gönderen bir alıcı ile çalışır. Alıcının ve vericinin üzerine takılan birer kristal, kullanılan frekansın hangi alt bandında haberleşme yapılacağını belirler. Bu alt bandlara kanal denilir. Örneğin 72MHz bir kumandada 72.850MHz kristal takılıysa bu 53. kanala denk gelir. AM sistemler günümüzde yerini FM sistemlere bırakmıştır. <br />
    Daha gelişmiş sistem ise Synthesized modülle çalışan kumandalardır. Bunlarda kristal bulunmaz ve kristal yerine size istediğiniz kanalı seçebilme özgürlüğü veren ayar düğmeleri bulunur. Aynı frekansın aynı kanalındaki kumandalar birbirlerini etkiler. O nedenle uçuş alanlarında frekans kontrolü yapılır ve havadaki bir model uçağın kullandığı kanaldan bir diğer kumanda varsa kesinlikle açılmasına izin verilmez. Frekans karışıklığı modelin kontrolden çıkmasına ve etrafa zarar vermesine neden olur. Daha gelişmiş sistem ise Spread Spectrum olarak adlandırılan 2.4GHz sistemlerdir. Bu sistemlerde verici ve alıcı birbirine kilitlenip dışarıdan gelen sinyallerden etkilenmez. Yani kalabalık ortamlarda uçanlar için çok kullanışlıdır. Bazı kumandalarda modül değiştirilerek frekans değiştirilebilir. Örneğin 72 MHz kumanda 35 MHz kumandaya çevrilebilir. Hatta Spread Spectrum yani 2.4 GHz haline de getirilebilir. Bazı kumandalarda PPM (FM) ve PCM özellikleri vardır. PCM ayarlanarak veri gönderildiğinde alıcının da PCM özelliğinde olması gerekir. PCM çok daha güvenilir bir sistemdir. Bu özellik 2.4 GHz kumandalarda kullanılamaz. Zaten gerek de yoktur çünkü 2.4 GHz sistemler oldukça kaliteli bir haberleşme sağlarlar. Verici PPM-PCM olarak ayarlanabilir ancak alıcı ya FM (PPM) ya da PCM olur. Bunun dışında alıcılar dual conversion (D/C) ya da Single Conversion olabilir. D/C alıcılar gelen sinyali daha net ayrıştırırlar. Alıcıların dar bant olması da daha hassas aralıkta sinyalleri algılamasını sağlar. Ayrıca alıcıların sinyalleri işleme çözünürlüğü de 512, 1024, 2048 gibi değerlerle belirtilir. 1024 yaygın kullanılan ve yeterli kalitede çözünürlüktür. Yeni teknoloji alıcılarda direk S-BUS çıkışı ile bir kablo bağlamak kaydı ile seri haberleşme çıkışı alabiliriz.</p>

<p style="color: rgb(51, 51, 51); font-family: sans-serif, Arial, Verdana, 'Trebuchet MS'; font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;">MODELE GÖRE KUMANDA TİPLERİ<br />
PİSTOL (tabanca ) tasarımlı kumanda:<br />
<img alt="" src="/images/sezgin/araba%20rc.jpg" style="cursor: default; width: 300px; height: 267px;" /><br />
    Bu kumanda tipi şeklinden  ve de kullanımından ötürü bu isimi almıştır. Direksiyon sistemli  veya tetik sistemli kumandalar diye de tanınırlar. Genellikle her türlü RC arabalarda bu kumanda tipi kullanılır. Tekne kumandası olarak kullanan modelci arkadaşlarımız vardır. Genel olarak baktığımızda kanal sayısı 3 yada 4 kanal gibi olan bu kumandalarda gaz ve servo kontrolü yapılmaktadır.</p>

<p style="color: rgb(51, 51, 51); font-family: sans-serif, Arial, Verdana, 'Trebuchet MS'; font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;"><br />
SİTCK (çubuk) tip kumanda:<br />
<img alt="" src="/images/sezgin/stick.jpg" style="cursor: default; width: 300px; height: 300px;" /><br />
    Bu tür kumanda çeşidi en yaygın kullanıma sahip kumanda çeşidi olmakla birlikte kullanılan modele ve de hassasiyetine göre de alt kategorileri vardır. Adını aldığı çubuklar ile kullanılan bu kumanda tipi çok çeşitli modellerde kullanılır.</p>

<p style="color: rgb(51, 51, 51); font-family: sans-serif, Arial, Verdana, 'Trebuchet MS'; font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;">Başlangıç modelleri genellikle 4 kanallı bir kumanda ile kontrol edilebilecek modellerdir. Aileron-Elevatör-Throttle (gaz) -Rudder için birer kanal kullanılır.<br />
<img alt="" src="/images/sezgin/kumanda%20yon.jpg" style="cursor: default; width: 500px; height: 375px;" /><br />
 Ancak ilerde daha gelişmiş modellerde flap, açılır kapanır iniş takımı, sis sistemi, ışıklandırma kullanmak isteyebilirsiniz. Bu yüzden en az 6 kanallı bir kumanda ile başlamanızı öneriyorum.Eğer multicoper gibi bir sistemde kullanacaksak uçuş modu seçimi de yapabilmeliyiz ondan ötürü en az 7 kanal kumanda kullanmakta fayda var.<br />
<img alt="" src="/images/sezgin/9xr.jpg" style="cursor: default; width: 500px; height: 373px;" /></p>

<p style="color: rgb(51, 51, 51); font-family: sans-serif, Arial, Verdana, 'Trebuchet MS'; font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;">Kumandalardaki en önemli özellik kanal sayısı gibi görünse de programlama özellikleri aynı derecede önemlidir. Kanal sayısı arttıkça kumanda menülerinde kontrol edilebilir fonksiyonlar da artar. Kumandanın fonksiyonları en az kanal sayısı kadar önemlidir.</p>

<p style="color: rgb(51, 51, 51); font-family: sans-serif, Arial, Verdana, 'Trebuchet MS'; font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;">Kumandalar analog veya digital olabilir. Elbette ki digital kumandalar daha hassas, daha gelişmişlerdir.</p>

<p style="color: rgb(51, 51, 51); font-family: sans-serif, Arial, Verdana, 'Trebuchet MS'; font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;">Kumandaların menzili de önemlidir. Elektrikli küçük bir modeli kendinizden fazla uzaklaştırmayacağınız için 300 metre menzilli bir kumanda yeterlidir ancak patlar motorlu model uçaklarda kumanda menzilinin 1.5km kadar olması beklenir. UAV veya FPV uçaklarda ise uçuş menzili 80 km ye kadar çıka bilmektedir .Bu menzil sizin uçuş sınırlarınızın çok çok üstündedir ama sinyallerin güçlü şekilde alınması sağlıklı kontrolde oldukça etkilidir.. Bunun için kumandanızın çıkışına özel (booster) güçlendirici modüllerde monte edebilirsiniz.</p>

<p style="color: rgb(51, 51, 51); font-family: sans-serif, Arial, Verdana, 'Trebuchet MS'; font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;">Kumanda alırken bir diğer dikkat etmeniz gereken “Mode” konusudur. Aslında kumandalar ayarlanarak mode değişimi yapılabilir ancak eğer model uçak için kullanılacaksa Mode 2 doğru seçim olacaktır. Bazı helikopterciler Mode1 i tercih edebilir. Bazen aldığınız kumanda da Mode 1 olabilir. Menüden Mode 2 ye çevirirsiniz fakat throttle yani gaz kolu diğer kollardan farklı olarak yaylı değilidir. Yani nereye getirirseniz orada kalır kendiliğinden merkeze gelmez. Bir de ayrıca model uçak kumandalarında gaz kolunun kademeli hareketi için altında tırnaklar vardır. Gazı iki tık, üç tık aç deriz ve kolda o kademeleri hissederiz. Helikopterciler ise iki kademe arasında kullanmayı da isterler. Bu nedenle helikopter kumandalarında gazın kademeli hareketi bulunmaz. <br />
<img alt="" src="/images/sezgin/pot.gif" style="cursor: default; width: 320px; height: 240px;" /><br />
    Eğer biz mode değişimi yaparsak kumandayı söküp içinden yayların yerini ve kademeyi hissetmemizi sağlayan tırnağın yerini değiştirmeliyiz. </p>

<p style="color: rgb(51, 51, 51); font-family: sans-serif, Arial, Verdana, 'Trebuchet MS'; font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;">    Kumandaların özelliklerinden bahsetmiştik. Bunlardan en önemlisi kumandanın digital olmasıdır. Artık analog bir kumanda almak anlamsızdır. Kumandaların merkez noktalarının değişmesini sağlayan trim özellikleri vardır. Trim ayarlarının da digital olması çok büyük avantaj sağlar. <br />
    Bu yazımın da sonuna geldim. Umarım kumandalar hakkında sizlere yeterli bilgiyi verebilmişimdir. Kırımsız uçuşlar dileği ile esenliklerle kalın..</p>
]]></description>
<link>http://www.mersinmedya.com/yazarlar/sezgin-unver/rc-kumandalar-hakkinda-hersey/23/</link>
<pubDate>Sun, 26 Apr 2015 23:42:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ESC HAKKINDA HERŞEY</title>
<description><![CDATA[<p style="font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;">  Herkese merhabalar bir önceki yazımda sizlerle motorlar hakkında  bilgilerimi paylaşmıştım. Bu yazımda ise sizlere ESCler hakkındaki bilgilerimi paylaşacağım.</p>

<p style="font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;"><strong>ESC nedir?</strong></p>

<p style="font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;">  ESC  (Electronic Speed Controller) baş harfleri alınarak kısaltması oluşturulmuştur. Türkçe karşılığı elektronik hız kontrol ünitesi anlamına gelmektedir. ESC’ler kendi arasında ikiye ayrılırlar,</p>

<p style="font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;"><strong>Fırçalı motor ESC’si</strong></p>

<p style="font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;">  ESC’ler bataryadan aldığı enerjiyi, alıcının gaz kanalından aldığı sinyal ile sürerek motora hareket verir. Kısa açıklaması ppm sinyali pwm sinyale dünüştürüler. <br />
Fırçalı motorlar DC motorlar olup, iki uç ile ESC’den enerji alırlar. Bu sebeple fırçalı motor için kullanılan ESC’ler genel olarak daha basit yapıdadırlar. Bataryadan aldıkları iki girişleri ve motora gönderdikleri iki DC (doğru akım) çıkışları mevcuttur.</p>

<p style="font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;"><img alt="" src="/images/sezgin/f%C4%B1rcal%C4%B1%20esc.jpg" style="width: 200px; height: 127px;" /></p>

<p style="font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;"> Motor uçları ters bağlanırsa motor ters yöne döner . Bundan dolayı arıza yapmaz. Ancak ESC girişine batarya beslemesi bağlanırsa ESC hasar görebilir.<br />
<img alt="" src="/images/sezgin/diygram.gif" style="width: 200px; height: 93px;" /></p>

<p style="font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;"><strong>Fırçasız motor ESC’si</strong></p>

<p style="font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;">  Fırçasız motorlar, bilinen ve “Tri faze” olarak adlandırılan 3 fazlı motorlardır. Bu motorlarda kullanılan ESC’ler daha komplike olup, bataryadan aldığı DC gerilimi 3 kablo üzerinden sıra ile almak kaydı ile  motorun bobin uçlarına gönderirler. Eğer motor ters yöne dönüyorsa, motora giden 3 kablonun herhangi iki ucunu değiştirerek motor dönüş yönü değiştirilir.Fırçasız ESC’ler birer frekans konvertörü gibi çalışarak değişik frekanslarda değişik devir elde etmemize yarar. Yani esc çıkışındaki voltajı değişmeden, sıralama ve de ateşleme zamanını değiştirerek hız değişimi sağlar. Her uç bir bobin dizgisine bağldır ve bu dizgi üzerindeki bobinler elektro manyetik alan şiddeti oluşturulduğunda. Diğer uçtaki bobin dizisi ateşlenir ve bu ateşleme zamanı değiştirlerek motor hızı ayarlanır.</p>

<p style="font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;"><img alt="" src="/images/sezgin/f%C4%B1rcas%C4%B1z%20esc.JPG" style="width: 200px; height: 129px;" />   <img alt="" src="/images/sezgin/ESC_Input_Signal.JPG" style="width: 200px; height: 150px;" /></p>

<p style="font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;">  Genellik ile ESC üzerinde farklı giriş voltajları belirtilmiştir. Örneğin 12…18V arası gibi. Veya özellikle Li-po piller için hücre adedi de yazılabilir. Örneğin 3..4 Cell gibi.. Li-po piller hücre başına gerilimi olarak 3.7V olarak bilinirler. Ama 4.2V’a kadar dolarlar. Bu sebeple ESC’ler, üzerinde belirtilen değerlere göre seçilmeli ve bu değerler aşılmamalıdır.<br />
<br />
<strong>ESC seçimi hakkında detaylar</strong></p>

<p style="font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;">  ESC seçimi çok önemli bir konudur bu konuda genel yanılgılar vardır. ESC’ler genelde multicopterimiz havada iken yanar, motor akımına dayanamayan kompenetler bir anda alev alır.  Kulakdan dolma bilgiler ile yapılan ESC secimleri sonunda hüsranla biten uçuşlara sebep olmaktadır. Kullandığımız motor’a ve de bataryaya göre ESC seçimi yapmalıyız. Motorumuzun çekeceği maksimum akım değeri hesaplanıp motor besleme gerilimi ve de çekilecek maksimum akım göz önünde bulundurularak ESC seçimi yapılmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus daha vardır, seçimini yaptığımız ESC’nin üretim kalitesi oldukca iyi olmalıdr. Genellikle Çinli üreticiler bu konuda ciddi yanılgılara yol açmaktadır. Seçimini yapacağımız ESCnin PCB üzerindeki mosfet transistörlerinin ya da varsa motor driver entgrelerinin, datasheet verilerinin iyice incelenip ona göre bir seçim yapılması gerekmektedir.</p>

<p style="font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;"><img alt="" src="/images/sezgin/f%C4%B1rcal%C4%B1%20esc%20kompanet.jpg" style="width: 200px; height: 150px;" /></p>

<p style="font-size: 13px; line-height: 20.7999992370605px;"><br />
Herkese kırımsız uçuşlar diliyorum….</p>
]]></description>
<link>http://www.mersinmedya.com/yazarlar/sezgin-unver/esc-hakkinda-hersey/21/</link>
<pubDate>Sun, 19 Apr 2015 14:08:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>fırçasız motorlar hakkında her şey..</title>
<description><![CDATA[<p>     Herkese merhabalar bu yazıma başlamadan önce sizlerden gelen ilginç frame tasarımlarınızı görmek beni çok mutlu etti. Okurlarımızın içerisinde çok iyi frame tasarımı yapmış olan arkadaşlarımız var, Bu arkadaşları canı gönülden kutluyorum ve  çalışmalarının devamını  diliyorum.<br />
    Bu haftadaki yazımda sizlere motorlar hakkında bilgiler vermeye çalışacağım. Motor konusu en önemli  ve de detaylı konulardan biridir.<br />
    Rc modelciliği ile uğraşanlar genel olarak iki tip motor kullanırlar.<br />
•    Fırçalı DC Motor (brued motor)  nedir ?<br />
    Fırçalı motorlar adından da anlaşıldığı gibi stator üzerine basan fırçalar ile çalışırlar, genellikle multicopterlerde kullanılmazlar.<br />
•    Fırçasız DC Motor (brushless motor) nedir ?<br />
    Fırçasız motorlar iç yapılarına göre ikiye ayrılır</p>

<p>      -Inrunner Brushlesss Motor</p>

<p><img alt="" src="/images/sezgin/f%C4%B1rcas%C4%B1z%20inrunner%20motor1.jpg" style="width: 160px; height: 160px;" /><img alt="" src="/images/sezgin/f%C4%B1rcas%C4%B1z%20%C4%B1nrunner%20motor.jpg" style="width: 160px; height: 138px;" /><br />
     Motorun dönen kısmı yani rotoru motorun iç kısmındadır. Gövde (stator) sabittir. Bu motorların genel olarak hızları diğer tür olan outrunner’ a göre daha yüksektir. Buna karşılık motorların volt başına ürettikleri tork daha azdır. Rotorun içte olması birçok kullanım kolaylığı sağlar. Görünüş olarak standart fırçalı motorlara benzerler.</p>

<p><span style="line-height: 1.6em;">       -Outrunner Brushless Motor </span></p>

<p><img alt="" src="/images/sezgin/f%C4%B1rcas%C4%B1z%20motor.jpg" style="width: 160px; height: 110px;" /><img alt="" src="/images/sezgin/f%C4%B1r%C3%A7as%C4%B1z%20motor%20birle%C5%9Fenleri.jpg" style="width: 160px; height: 80px;" /><br />
     Outrunner motorlarda, ınrunner motorların aksine bir mekanik düzenleme vardır. Motorun rotoru dış kısımdadır. Yani motorun gövdesi döner sabit kısımsa içerdedir. Soğutulmaları bobin kısmının merkezde olması nedeniyle daha zordur. Outrunner motorların hızlarının daha düşük torklarının daha yüksek olmaları sebebi ile uçan projelerde (helikopter,multicopter,uçak..) daha sık olarak kullanılırlar.<br />
     Bu projelerde kullanılan outrunner motorlar ESC (Electronic Speed Controller) denilen elemanlar tarafından kontrolleri yapılır. Üç çıkışı olan outrunner motorlar, üç tane girişi olan ESC ‘lere bağlanır. İstenilen hız seviyeleri ESC tarafından tespit edilerek motor o devirde döndürülür.<br />
     Fırçasız motorlar sensörlü ve sensörsüz olarak ta iki gruba ayrılır.<br />
     Sensörlü fırçasız motorlar bobinin gövde içinde nerde olduğunu tam olarak hassas bir şekilde algılar. Uygun bir ESC ile motorda hiç bir güç kaybı meydana gelmez.<br />
     Sensörsüz fırçasız motorlar yaygın olarak bulunan motorlardır. ESC’ler bobine gönderilen dalganın değiştirileceğine, akım yollanmamış bobinde meydana gelen elektrik sinyali ile (indüksüyon akımıyla meydana gelen sinyal) karar verirler. Sensörsüz motorlar sensörlü motorlar kadar yüksek hızlara ve ivmelere ulaşmazlar.</p>

<p>    Motor Çalışma Voltajları Brushless motorların elektronik devreleri de olduğundan çalıştıkları voltaj aralıkları standart fırçalı motorlara göre dardır. Motorda verimlilik; fırçasız motorlarda herhangi bir mekanik kontak olmadığı için sürtünme de minimumdur. Bu durumda motorlar daha verimlidir. Verim % 70 ile % 90′ a kadar çıkabilir. Motorun sualtında çalıştırılması; fırçasız motorlarda herhangi bir mekanik kontak olmaması sebebi ile bağlantı noktalarında gerekli izolasyon yapılırsa motorlar sualtında da çalıştırılabilir. Tuzlu su motor bobin tellerine korozif etki yapar ve telleri paslandırır. Motorlarda uzun ömür;  Brushless bir motorda komütatör fırçaları olmadığından ilk eskimesi beklenen sistemler motor şaftına destek olan bilyalardır.  Bilyalar uzun ömürlü olduğundan fırçasız motorlar da uzun ömürlüdür. Brushless motorların maliyeti; günümüzde fırçasız motor imalatı, standart fırçalı motorlara göre daha ucuza olmasına karşın brushless dc motor fiyatları daha pahalıdır.<br />
     Fırçasız motor seçiminde dikkat edilmesi  gereken hususlar:<br />
     Frame ile kullanacağınız pervaneleri  göz önünde bulundurarak amaca uygun bir fırçasız motor seçimi yapmalısınız. Motor seçiminde maksimum devir sayısı, maksimum devirde harcadığı akım değeri, değişik pervane kombinasyonlarında kaldırabildiği yük miktarı, çalışma esnasındaki ısınma durumu ve verimlilik oranı çok önemlidir. Bu değerler üreticilerin veri yapraklarında (data sheet) mevcuttur.<br />
     Fırçasız motorun bakımı ve temizliği nasıl yapılır<br />
     Buradan motor altındaki segmanı söküyoruz.</p>

<p><img alt="" src="/images/sezgin/1.JPG" style="width: 160px; height: 90px;" /></p>

<p>     Motor segmanı söküldükden sonra böyle görünmeli.</p>

<p><img alt="" src="/images/sezgin/2.JPG" style="width: 160px; height: 90px;" /></p>

<p>     Motor çanından tutarak hafifçe çekin. </p>

<p><img alt="" src="/images/sezgin/3.JPG" style="width: 160px; height: 90px;" /></p>

<p>     ve motor şaftını görünceye kadar çekin.</p>

<p><img alt="" src="/images/sezgin/4.JPG" style="width: 160px; height: 90px;" /></p>

<p>     bu gördüğünüz motorunuzun bobinleri .</p>

<p><img alt="" src="/images/sezgin/5.JPG" style="width: 160px; height: 90px;" /></p>

<p>     Motorunuz artık söküldü.</p>

<p><img alt="" src="/images/sezgin/7.JPG" style="width: 160px; height: 90px;" /></p>

<p>     Bu arada dikkat edilmesi gereken bir husus var o da set sukur sökülmemelidir. Eğer sökecek olursanız motor şaft milini tekrar ayarlamak zorunda kalırsınız.</p>

<p><img alt="" src="/images/sezgin/8.JPG" style="width: 160px; height: 90px;" /></p>

<p>    Mıknatısları görüyoruz, kesinlikle yapmamamız gereken bir şey varsa oda mıknatısları yerinden oynatmaktır.Aralarını kullanmadığımız bir diş fırçası ile temizlemek ve motoru söktüğümüz sıra ile geri  toplamaktır.</p>

<p>     Bu haftaki yazımın sonuna geldim. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim, Şimdiden iyi uçuşlar dilerim...</p>
]]></description>
<link>http://www.mersinmedya.com/yazarlar/sezgin-unver/fircasiz-motorlar-hakkinda-her-sey/20/</link>
<pubDate>Sun, 12 Apr 2015 22:40:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>FRAME NEDİR?</title>
<description><![CDATA[<p>Herkese merhabalar.<br />
   Sizlerden gelen yorumlar için teşekkürler. Okurlarımın bazıları hazır sistemler hakkında sorular yöneltmiş. Yazı dizimizin amacı KENDİ MULTİCOPTERİMİZİ KENDİMİZ YAPALIM  fikri ile yola çıktığımız için hazır istemlerden bahsetmeyeceğim.<br />
   Bu yazımda sizlere multicopterlerin birleşenlerinden birini anlatmak istiyorum. Yazı dizimizin içerisinde bazı İngilizce terimlere yer vermek zorunda kalacağım bu yüzden kusura bakmayın. <br />
   Multicopterimizin geometrik bir şeklinin olduğu ve bu şeklin uçuş kabiliyetini etkilediğini  daha önceki yazımda anlatmıştım, şimdi biraz FRAME konusu üzerinde durmak istiyorum.<br />
   Sizlerin frame nedir?  Dediğinizi duyar gibiyim. Frame İngilizce bir kelime olup şasi anlamına gelmektedir. Frame multicopterin bütün bileşenlerini  üzerinde taşıyan bir yapıdır, bu sebeple multicopterimizin en hayati ve de önemli parçasıdır. Frameler de kendi içerisinde ikiye ayrılırlar, simetrik frame  ve asimetrik frame.<br />
   En popüler simetrik frameler;<br />
•    T frame</p>

<p><img alt="" src="/images/sezgin/tframe.jpg" style="width: 160px; height: 120px;" /><br />
•    H frame</p>

<p><img alt="" src="/images/sezgin/hframe.JPG" style="width: 160px; height: 160px;" /><br />
•    Y frame</p>

<p><img alt="" src="/images/sezgin/yframe.jpg" style="width: 160px; height: 107px;" /><br />
•    X frame</p>

<p><img alt="" src="/images/sezgin/xframe.jpg" style="width: 160px; height: 160px;" /><br />
   En popüler asimetrik frameler;<br />
•    tbs discovery<br />
•    tarot<br />
•    rctimer spider<br />
•    dji f650<br />
•    dji s800</p>

<p>   Frame bir çok farklı materyalden yapılabilir, piyasada en çok karbon plakalardan yapılmış frame görebiliriz. Bunun yanı sıra epoxy, alüminyum gibi farklı materyallerden yapılmış frameler de görebiliriz.  frame yapıları (size) ölçüleri ile de farklılık gösterebilir.  Milimetre cinsinden olan bu ölçüler modelciler ve de piyasa ağzı ile mm değeri söylenmeden direkt  kullanılır.Örneğin; <br />
   250mm=250 lik, 450mm=450 lik <br />
   Stabil uçuşlarda X ve H gibi frameler kullanılırken Y ve ya T gibi frameler akrobatik  hareketlerde kullanırlar. Frame konusu bir önceki yazımda da  yazdığım gibi çok önemli bir konu olup yapacağımız multicopterin amacına göre seçilmelidir. Bu konuda en çok yapılan hatalardan biri "şu  frame 'i  kullan bu motorları tak iyi uçar" gibi algılar tamamen yanlıştır. Yapacağı hizmete ve de bulundurması gereken bileşenlere göre frame toplamak en doğrusudur. Unutmayalım ki bütün otomobil üreticileri amaca göre çeşitli şaseler üretiyor.  Yapacağımız multicopterin şekli ya da boyutu fark etmez önemli olan bütün bileşenlerin bir biri ile uyumlu olmasıdır. Eğer topladığımız sistemde bileşenlerin bir biri ile uyumu yok ise stabil uçuş sağlamak çok zor olabilir. Bu konun daha iyi anlaşılması açısından bir örnek vermek istiyorum. Bir arabanın motoru, şasesi, aktarma organları, lastikleri bir biri ile uyumlu değil ise arabayı yolda tutmak yada kontrol edebilmek çok zordur.<br />
 Multicopterler birer hava aracı olduğundan bu konuda bir takım hesaplamaları iyi yapıp sistemimizi iyi tasarlamalıyız. Kötü sonuçlar yaşanmaması  için bunları göz önünde bulundurmalıyız.<br />
 Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim, Şimdiden iyi uçuşlar...</p>
]]></description>
<link>http://www.mersinmedya.com/yazarlar/sezgin-unver/frame-nedir/18/</link>
<pubDate>Sat, 04 Apr 2015 08:59:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>YAKINLIK KİMDE VE NERDE ?</title>
<description><![CDATA[<p>ÇAĞIMIZIN ÖZETİ ŞÖYLE : </p>

<p>İNSAN ARTIK HER ŞEYE OLABİLDİĞİNCE YAKIN,  VE OLABİLDİĞİNCE KENDİNE ÇOK UZAK.  </p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>İNSAN HER ŞEYE YAKIN, AMA KENDİNE ÇOK UZAK. </strong></span></p>

<p>ÇAĞIMIZ İNSANININ ÇÖKÜNTÜSÜ VE YORULMASI ŞUNA BENZER : İNSAN'IN EVİNDE SAKLANAN BİR ŞEYİ DIŞARIDA ARAYIP BULAMAMASI VE HUZUR EVİNDE İKEN, DIŞARIDA BİR GARİP GİBİ ÖKSÜZ KALMASINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR.</p>

<p>Dışarıdaki sesleri duymaktan, İçerideki sesi duymaz olmuş insan.  ŞU ANDA OLDUĞU GİBİ,  KENDİ İÇ SESİNİ BENDE DUYDUĞUN İÇİN BU YAZIYA YAKINSIN, AMA UNUTMA YAKINLIK BENDE DEĞİL , SENDEDİR, SENİ BENİ HER FİİLİ VAR ETTİRENDEDİR.</p>

<p>KAPAT GÖZLERİNİ , UNUT TÜM BİLDİKLERİNİ. BAŞKA YÜREKLERİN SESLERİ  KENDİ YÜREĞİNİN SESİNİ DİNLEMENE ENGEL OLMASIN.  </p>

<p>Yakınlık ;</p>

<p>Tende mi ,</p>

<p>Görüşte mi ?</p>

<p>Gülüşte mi ?</p>

<p>Nefeste mi ?</p>

<p>Öpüşte mi ?</p>

<p>Yoksa Binlerce yıllık bir düşte mi ?</p>

<p> </p>

<p>Yakınlık ;</p>

<p>Sende mi ?</p>

<p>Bende mi  ?</p>

<p>Gözlerimde görende mi ?</p>

<p>Seni Ben de bilen de mi ?</p>

<p>Seni bana işittirende mi ?</p>

<p> </p>

<p>Yakınlık ;</p>

<p>Şüphede mi ?</p>

<p>Eminlikte mi ?</p>

<p>Cehennemde mi ?</p>

<p>Cennette mi ?</p>

<p>Acı da mı ?</p>

<p>Haz da mı ?</p>

<p>Yoksa ikisini bir görende mi ?</p>

<p> </p>

<p>Yakınlık ;</p>

<p>Nemrutta mı ?</p>

<p>İbrahimde mi?</p>

<p>Musa da mı ?</p>

<p>Firavunda mı ?</p>

<p>Yoksa hepsine Boyun Eğdirende mi ?</p>

<p><strong>İNSAN HER ŞEYDEN KAÇABİLİR; AMA KENDİNDEN ASLA, NEREDE OLURSAN OL KENDİNLE BERABERSİN. </strong></p>

<p>(Mehmet Canlar - 15-06-2014 - Pazar)</p>

<p> </p>

<p><strong> <span style="color:#FF0000;">Hadid 4.Ayet=....Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir." </span></strong></p>

<p><span style="color:#000000;"><strong>Bakara 186.Ayet "Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O hâlde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler."   </strong></span></p>

<p><span style="color:#FF0000;"><strong>Kaf 16 =".....biz, ona şah damarından daha yakınız." </strong></span></p>

<p> </p>
]]></description>
<link>http://www.mersinmedya.com/yazarlar/mehmet-canlar/yakinlik-kimde-ve-nerde/16/</link>
<pubDate>Fri, 27 Mar 2015 21:22:00 +0200</pubDate>
</item><item>
<title>AŞK ACISININ İLACI BULUNDU</title>
<description><![CDATA[<div class="_5pbx userContent" data-ft="{">
<p><img alt="" src="/images/1972327_10152238926483498_2080128415_n.jpg" style="width: 300px; height: 258px; float: left;" />O ÇOK MERAK ETTİĞİN SORUNUN CEVABI BU YAZININ İÇİNDE BİR YERDE İNŞÂALLAH.. KEYİFLİ VE BOL TEFEKKÜRLÜ OKUMALAR. SABREDİP OKUYANLARA SELÂM OLSUN. OKUMAYANLARA DA ALLAH İÇİN SEVİLİYORSUNUZ KARDEŞLERİM..</p>

<p>BU YAZI RUM 21 .AYET'İN ZAHİRİ MANASININ TEFEKKÜRÜNDEN ZERRELER İÇERMEKTEDİR .</p>

<p>İncecikten bir kar yağar<br />
Tozar elif elif diye<br />
Deli gönül abdâl olmuş<br />
Gezer elif elif diye (Karacaoğlan)</p>

<p>Karacaoğlan Kimi Sevdi ?<br />
Neyi Sevdi ?<br />
Elif Kim ?<br />
Elif Ne ?</p>

<p><br />
Her İnsan Allah'a açılan bir Kapıdır.<br />
Kapıların Sahibi Allah'tır.<br />
Kapıları Edeple Çal O zaman..<br />
Kapıların önünde Uluma,tepinme,debelenme,Kapılara Sürtünme..</p>

<p> </p>

<p>Karacaoğlan Diyelim'ki Elif kıza yanık, Karacaoğlan kendi kendine aşık olamaz..</p>

<p>İçimizden herhangi biri Sevgi ve Merhamet verilmedikçe ASLA AMA ASLA BİRİNİ SEVDİĞİNİ İDDİA EDEMEZ VE AŞIK OLAMAZ..</p>

<p>Aşk ; Bağışlanır Allah tarafından. O zaman bir kar tanesi'nden Allah'a varıldığı gibi, Herhangi bir Elif'ten Allah'a varılır..</p>

<p>KURAN-I ÖNEMSEYEREK OKUYORUZ ŞİMDİ ..</p>

<p>RUM-21.AYET""Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır."</p>

<p><br />
NASIL OKUYORSUN?...</p>

<p>Kuran'ı Sonsuz Boyutta Mana Taşıdığına İman ve Niyet Ederek, Bu Sonsuz Mana Karşısında, Heyecan ve ürperme ile okumaya Gayret etmeliyiz İnşallah..</p>

<p> </p>

<p>Karacaoğlan ve Sevdiği Kız Elif.. Öyle Tek başlarına Sevemezler..</p>

<p>""...aranızda bir SEVGİ VE MERHAMET VAR ETMESİ de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir."</p>

<p>Sevgi ve Merhamet'i Var Eden Kim ?</p>

<p>Sen mi ?</p>

<p>"....aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (VARLIĞININ VE KUDRETİNİN) DELİLLERİNDENDİR."</p>

<p>Birisine Sevgi ve Merhamet duymamız Kimin varlığına Delildir ?<br />
Sevenin mi ?<br />
Yoksa Seven ve Sevileni Yaratan'ın mı ?</p>

<p>HASSAS OLAN KİŞİ ; KELİMELERİN PERDE OLDUĞUNU BİLİR VE MANA'DAN SIR'A DOĞRU TALİPLİSİNE BİR YOLCULUK BAŞLAR...</p>

<p>VE TALİPLİ BİLİRKİ AŞK DOLU SONSUZ FREKANS ALLAH'A DELİL'DİR..</p>

<p>"Kendileri ile HUZUR bulasınız diye sizin için türünüzden EŞLER YARATMASI ve aranızda bir SEVGİ ve MERHAMET VAR ETMESİ.... "</p>

<p>KURAN'ı düz zahir Anlamında dahi okusak Bir sonsuz Boyut dahi açılır.. Bu hali ile dahi büyük ibret, hikmet ve nasihat vardır..</p>

<p>Demek ki ; Sen Sevemiyorsun Aslında..<br />
ALLAH SIRF BİZİM HUZUR BULMAMIZ İÇİN EŞLER YARATIYOR ,</p>

<p>SONRA KULLANMA KILAVUZU OLARAK ; SEVGİ VE MERHAMET'İ VAR EDİYOR Kİ ; BU ŞEKİLDE İSTEDİĞİN HUZURA KAVUŞABİLESİN..</p>

<p>HUZUR = SEVGİ + MERHAMET</p>

<p>DEMEK Kİ , SADECE SEVGİ İLE HUZUR OLMAZ, MERHAMET OLMADAN HEP EKSİK OLACAK..</p>

<p>DEMEK Kİ ; İNSAN'IN AMACI HUZUR'A ERMEK...</p>

<p>SÜREKLİ OLARAK HUZURA ERMEK İSTİYORSAN, SÜREKLİ OLARAK YARATILAN HER ŞEYE SEVGİ VE MERHAMETLE BAKMAYA ÇALIŞ..</p>

<p>BU ZOR DİYORSAN..<br />
ALLAH SENİ BİR KADIN/ERKEK KULU İLE BU BAKIŞIN NASIL OLMASI GEREKTİĞİNİ SANA ÖĞRETİR..</p>

<p>BEN SEVDİM VE MERHAMET ETTİM DERSEN AYETTE ALLAH'IN YARATMASINI REDDETMİŞ OLACAĞINDAN ;</p>

<p>BENLİKSİZ SEVGİ VE MERHAMET İSTENİR İNSAN'DAN..</p>

<p>KENDİ NEFSİN İÇİN SEVİP ACIMA.. BENCİL OLMA DER ALLAH..</p>

<p>"........sevgi ve merhamet VAR ETMESİ de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda DÜŞÜNEN bir toplum için ELBETTE İBRETLER VARDIR."</p>

<p>Daha düne kadar ; Sevdiğini ve Merhamet Ettiğini sanıyordun ?</p>

<p>Şimdi Fakir Oldun mu ?</p>

<p>Sevgi ve Merhamet'i Var Edip Kalbimiz'e HUZUR bulalım DİYE Koyan O ALLAH'a HAMD olsun...</p>

<p>ŞİMDİ GELELİM AŞK ACISINA</p>

<p>AŞK = Sürekli, sevgi ve huzur halini KENDİ ÇABASI ile yaşamaya çalışan, ve sonunda illa ki merhamet edilip acınıp , çabası taktir edilecek olan Kulun , Kul olmadan önceki Samimi Çabasıdır.. İşi Masumdur... Çabası Sonuçsuz.. İşinin Masumluğu, Sürekli Sevgi ve Merhamet'i istemesidir.. İsteği Sonuçta İyi.. Çabasının Sonuçsuzluğu ; Sevgi ve Merhameti Sahiplenmesidir.. Sevgi ve Merhameti Kendinden olduğunu sanmasıdır. Ben Sevdim. Ben ..Ben ..der durur... Sevgiyi Allah'tan olduğunu ; Sevenin ve Merhamet Duyanın Aslında ALLAH olduğunu öğreninceye kadar AŞK ACISI DENİLEN ACIYI ÇEKER.... İşte Bu acının sebebi budur. Gizliden, Farkında Olmadan GİZLİ ŞİRK Taşır Bu AŞK Acısı.. Bu da O'nun Bir Nevi Bedelidir. AŞK ACISI = GİZLİ ŞİRK = KENDİNİ BİR AN O ZANNETMEK = O'NUNLA SARHOŞ OLMAK</p>

<p><br />
AŞIKLARIN İLACI = SEVGİYİ VE MERHAMETİ SAHİPLENMEYİ BIRAKTIĞI ZAMAN, YANİ İYİ HAL BİLE OLSA ALLAH OLMAYI BIRAKTIĞI ZAMAN; HUZURA ERECEKTİR.. HUZUR ALLAH'TANDIR.. BAKINIZ FORMÜL AYAN BEYAN AYETİN İÇİNDE AKLI OLANLARA GÖZ KIRPIYOR...</p>

<p>AŞIKLARIN HALİ; İÇİNDE GİZLİ ŞİRK TAŞIR.. AMA ALLAH İNŞALLAH MUHABBETİ İLE KULUNA GERÇEĞİ AÇIKLAYIP YOLUNDAN DÖNDERECEK OLANDIR..</p>

<p>DAHA YAZMAK İSTERİM AMA NE DÜNYA ZAMANI BUNA MÜSAİT NEDE SİZİN SABRINIZ..</p>

<p>İŞTE KURAN-I BÖYLE OKUMAYA ÇALIŞIYORUZ.. BİR AYETİN KENARINDAN AKIL UCU İLE BAKTIK.</p>

<p>HENÜZ BATIN OLAN GİZLİ OLAN MANA'YA İŞARET BİLE ETMEDİK ÜSTELİK..</p>

<p>YANİ KARDEŞLERİM ; BANA HANGİSİ YADA HANGİMİZ DOĞRUYUZ DİYE SORMAYIN ? DOĞRU OLAN ALLAH'TIR..</p>

<p>SEN ALLAH'A GERÇEKTEN TESLİM OLURSAN ; ALLAH İÇİN ALLAH ADINA TESLİM ALIRSIN..</p>

<p>TESLİM ALIP O'NUN KAPISINA BIRAKIRSIN...</p>

<p>AMACIN KAPIYA VARMAK İSE ;</p>

<p>TESLİM ALINDIĞINDA DİRENMEZ, CESET YIKAYICININ ELİNDE Kİ ÖLÜ GİBİ OLURSUN..</p>

<p>TESLİM ALAN DA ALDIRAN DA HEP ALLAH'ındır..</p>

<p>Elif Bahsine Gelince ; . Elif Bir İnan-ı Kamilin Duruşudur.. Başı önde eğik , Ayaklar gitmek istiyor ama edepten bir adım hep geride.. Kimin adımını geçmek istemiyor O mübarek ayaklar, Edepten'dir Edepten.. ELİF Harfini şöyle bir hayaline getir bakalım.. Başı Önce , Ayaklar bir Adım Gerideki O'nu gördün mü ?</p>

<p>Elif Allah değildir , ELİF Allah'ın OL dediği'dir.</p>

<p>Hangi köşeyi dönseniz Hep bir Şirk çıkar karşınıza bu topraklarda. Rabbim ALLAH bizi gizli ve açık Şirk'ten korusun..</p>

<p>Ben daha doğruyum , O daha doğru yerine şöyle söyleyemez mi ?</p>

<p>Allah En Doğrudur.. Allah hep Doğrudur.. Ve Biz Doğru ile Beraber'iz.. Doğruyu Söylemeye Niyetliyiz..</p>

<p>Muhabbet ve Selametlerimizle...</p>

<p> Sen dikenimize razı olursan, Gül kokumuz seni Mest eder İnşallah..</p>

<p>Bir Elif gibi geril ,<br />
Başın önde,<br />
ayak bir adım geride,<br />
Sonra birden bire,<br />
Yer-gök secdeye seril.</p>

<p>Mehmet Canlar</p>

<p><img alt="" src="/images/1064742_488681647882519_177177198_o.jpg" style="width: 600px; height: 337px;" /></p>
</div>
]]></description>
<link>http://www.mersinmedya.com/yazarlar/mehmet-canlar/ask-acisinin-ilaci-bulundu/12/</link>
<pubDate>Thu, 26 Mar 2015 09:31:00 +0200</pubDate>
</item><item>
<title>multicopterler</title>
<description><![CDATA[<p>Herkese MERHABALAR</p>

<p><span style="line-height: 1.6em;">En yakın zamanda köşemde multicopter sistemleri ile ilgili bilgilerimi vede deneyimlerimi paylaşacağım. Umarım beğenirsiniz, Yorumlarınız vede düşüncelerinizi lütfen paylaşın. Şimdilik bende bu kadar, kırımsız uçuşlar dileği ile esenliklerle kalın.</span></p>

<p><span style="line-height: 1.6em;"><img alt="" src="/images/AArNm7.jpg" style="width: 300px; height: 499px;" /></span></p>
]]></description>
<link>http://www.mersinmedya.com/yazarlar/sezgin-unver/multicopterler/11/</link>
<pubDate>Wed, 25 Mar 2015 22:50:00 +0200</pubDate>
</item></channel>
</rss>