DARBE GÜNCEM


Ayzaman COŞKUNFIRAT GÜNDEMDEN
ayzaman_coskunfırat@gmail.com
 
 


“AKDENİZ’E BİR KISRAK BAŞI GİBİ UZANAN BU MEMLEKET BİZİM…..N.HİKMET”

Yıl 1960 altı yaşındayım, yer İzmit Mehmet Ali Paşa mahallesi , rayların dibine kadar yığılan kalabalık.

Olanları görmek için ağlamaya başlıyorum. Abim beni boynuna oturtuyor.

Uzakta treni görünce mutlu oluyorum. Yaklaştığında ise, açık olan vagonlarda bayrağa sarılı tabutlar, abi ve ablaların marş söylüyor. Merak ettiğim bu muydu diye içimden geçiriyorum. Cazim abime soruyorum, bu ne diye “ İstanbul’da polisler tarafından öldürülen üniversite öğrencileri “ dediğinde ise çocuk kafam iyice karışıyor…

Bir süre sonra yani 27 Mayıs 1960 günü ordu darbe yapıyor, yönetime el koyuyor. Hükümeti, TBMM fesh ediyor. Demokrasi rafa kaldırılıyor. Dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve iki bakan idam ediliyor. Hukukun olmadığı insan haklarının savunulmadığı anayasanın süpürüldüğü keyfi idare siyasi hayatın üzerine kara leke oluyor. … “AKDENİZ’E BİR KISRAK BAŞI GİBİ UZANAN BU MEMLEKET BİZİM…..N.HİKMET” Yıl 1963 dokuz yaşındayım, yer Ankara Çalışkanlar Mahallesi, o gün sokakta oyun oynamaktan bitap düşmüşüm. Annemin yaptığı yer yatağında kardeşim Asuman’la tatlı uykuya dalmışız. O da ne! Ankara semalarında Jetler. Kulakları yırtan korkunç ses, uyandırdı bizi tatlı uykumuzdan. Kardeşimle tahta masanın altına sığınmış feryat figan ağlıyorduk. Babam radyoyu açtığında “ Sipiker “ Albay Talat Aydemir hükümete karşı darbeye teşebbüs ettiler..diyordu”, Ankara üzerinde jetlerin ise Orgeneral Cemal Tural’ın emriyle uçutuğunu” söylüyordu. Tarih 20 Mayıs 1963’dü ve şafak vakti….. Talat Aydemir’in darbesinden kalan kurşun izi halen komutanlıkların birinin duvarında durmakta. Albay Talat Aydemir ve arkadaşları hukuk önünde yargılanarak idam edildi. Demokrasi ve siyasi hayatımıza düşen gölge olarak kaldı.. “…Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim…..N.Hikmet Yıl 1980 Erzincan, artık iki çocuk annesi ve devlet memuruyum, yer Erzincan Yenimahalle o gün raporluyum ve evdeyim. Televizyonu açıyorum. O da ne ? Marşlar çalıyor bildiri okunuyor, ordu yönetime el koydu deniliyor. Anayasa yine rafa kaldırılıyor, Hükümet yönetimden uzaklaştırılyor, TBMM fesh ediliyor. Darbeyi yakından yaşıyorum, evimin bahçe duvarı Erzincan merkez komutanlığı ile ortak, işkenceleri tutuklamaları, insan onurunun yerlerde süründüğünü, aşağılandığını gözlerimle şahit oluyorum. Valilik personeli olarak da yüz binlerin işten atılmasına, tutuklanmasına ve arananların isim listelerini , jandarma , emniyet ve nüfus müdürlüklerine gönderilmesine tanık oldum... Unutamadıklarım dan biri de Kenan Evren’in Erzincan’lılara seslenirken “ üç sağdan üç de soldan astık, yani asmayıp da besleyelim mi” demesi idi.Onlarca genç dar ağacında idam edilrken , binlercesi hücrelerinde yok edildi…. “…Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim…..N.Hikmet” .Yıl 2016 altmış yaşındayım yer Mersin, Pompe-i Polis antik kentinin yanı başı. O gün televizyonda İstanbul boğaz köprüsündeki anormalik ilgimi çekti. Önce rutun bir şey sandım. Ancak daha sonra yolunda gitmeyen şeyler olduğunu anladım, ilerleyen saatler de ise ortaya çıkan durum vahimdi. Milletin gazi meclisi hunharca bombalanıyor, MİT bombalanıyor, öyle ki İstanbul Ankara ateş altında. Genel kurmay başkanı, kuvvet komutanları orta da yok, daha sonra rehin alındığı haberi. Hükümeten haber yok. Adeta kör karanlığı bombalarıyla paramparça eden saldırı. Nice sonra Cumhurbaşkanı ve başbakan , ordunun darbeye teşebbüs ettiğini söylüyor. Vatandaşın güncesinde darbe var, ama böylesi hiç olmadı asker polisi, polis askeri, asker sivili, sivil erin başını kesecek kadar vahşileşiyor. KİNDAR ASKER:::KİNDAR NESİL NİHAYET BU OLAYDA ORTAYA ÇIKTI.… Bu duruma giden yolu 2470 sene önce ünlü düşünür Plato Devlet adlı kitabında çok net açıklıyor. Ve Diyor ki “Tüm yönetim biçimleri kendi menfaatleri olsun diye yasa koyar. Demokrasi demokratik yasalar, tiranlık, otokratik yasalar koyar ve diğerleri de, yasa yaparken kendilerinin menfaatlerini-yani yöneticilerin menfaatlerini-tabaanın menfaatı olarak sunarlar. ..” DARBEYE GİDEN YOL: Akıl ve mantık kaidelerinden uzak cemaatçi gençlerin, 1984 tarihinden itibaren askeri okullara alınmasına göz yumuldu. O harbiyeliler şimdi general hatta kuvvet komutanı oldu. ABD karşıtı subaylar 2013 de Ergenekon kumpası ile bir kısmı içeri, bir kısmının da görevine son verildi. Ülkenin kimyası bozuldu. En önemlisi ise milli şuuru yok etmek için olağan üstü mesai harcandı. Milli bayramlar kaldırıldı. Türk derken yutkunmak zorunda kaldı vatandaş. Bir ülkenin uluslar arası adı olan “TC” resmi kurum tabelalarında çıkarıldı, nesepsiz çocuk durumuna düşürüldü ülke. . Adeta tarih hafızası silinmeye çalışıldı. Üç milyon Suriyeli ülke topraklarına sığınmacı olarak alındı. Ancak; üstüne vatandaşlık verilme çalışmaları başlatıldı. Birinci Dünya savaşında, İngilizlerle bir olup on beş bin Türk’ü askerini esir alıp uyuz olmuşsunuz diyerek asitli suya başlarını batırarak gözleri kör edildi…onlarda Arap’dı. Ülkemiz, FETO ve TSK içinde yuvalanan paralel gurubun saldırısı altında. Tehlike henüz bitmedi. Darbenin kimyası da belli değil. Birinci derece de bilmesi gereken cumhurbaşkanı ve başbakan MİT tarafından saat 16 30 uyarılmıyor. Genel Kurmay Başkanı Hulusi Akar’a bilgi veriliyor. Genel kurmayın orduya hakim olmadığı şundan anlaşılmakta. Rehine durumuna düşüyor. Kurtların yerine tavşan almış. O gün cumhuriyet tarihinin en korkunç gününü yaşadı. Ülkemiz can, mal kaybına neden oldu. Devlet büyük bir tıravma girdabının içine atıldı. Maddi ve manevi yıkıma uğratıldı. Soruyorum biz bunu hak ettik mi ….?. TBMM bombalayan insan olmaz, Türk askeri hiç olamaz. TSK’nın vatan sever subay astsubay ve erbaşını ayırıyor onlara saygı ve sevgim azalmadan devam edeceğini de belirtmek istiyorum. TBMM atılan bombalar halkın yüreğine vurulan hançerdir. Onları ne Türk milleti ne de tarih af edecektir. Kötü idarecilerin elinde yok edilmeye çalışılan güzel ülkenin güzel insanları , dönem dönem yaşadığı travmalar, yok edilişler, ihanetler sarmalında.. Allah anayasayı tanımayan sivil diktatörlerden, anayasayı tanımayan askerlerden ve güzel dinimizi satılığa çıkaran din tacirlerinden , dini korusun. ÜLKEMİ SEVİYORUM Mustafa Kemal’in milli şuur çizgisinden çıkan hainleri de lanetliyorum. “…Akdeniz’e bir kıs rak başı gibi uzanan bu memleket bizim…..N.Hikmet”



Tarih: 22.07.2016 15:07